Dinar Haberleri Websitesine Hoşgeldiniz.
KISKANÇLIK VE HASEDİN ZARARLARI
Köşe Yazısı Tarihi : 24-01-2011       
İsmet Mere
ismet.mere@mynet.com

( Manevi Penceremiz )
Tűrk dil kurumu kıskançlığı : “Bir kimse, bir üstünlük gösterdiğinde veya sevilen birisinin, başkası ile ilgilendiği kanısına varıldığında takınılan olumsuz tutum” olarak açıklıyor.

Sözlűğűn tanımlamasından da anlaşılacağı űzere kıskançlık duygusu ; ya bir başkasında bulunan, ama bizde olmadığını dűşűndűğűműz bir eşya, mal, zenginlik, gűzellik, vs. gibi özelliklere karşı, ya da ; sevdiğimiz bir kimseyi bir başkasına karşı onun tavrı veya başkasının ona karşı tavri nedeniyle, onu kaybetme korkusuyla içimizde meydana gelen bir histir. Bu his insanların çoğunda vardır.

Her şeyden önce kıskanç kişinin kendine gűveni yoktur. Kendine gűveni olmayınca karşıya da gűven duyamaz. Bu durum sosyal ilişkilerinde bűyűk sorunlar yaratır.Oysa kişinin kendine gűveni olsa, olayları salim kafa ile değerlendirerek daha akılcı kararlar verebilmesini sağlar ve karşısındaki tarafından da anlaşılmasına ve sevilmesine neden olur. Kıskanç kişi kıskandıkça batar. Kıskançlık, hased duygusunu da beraberinde getirir. Zira kıskançlık bir kurdun ağacı yeyip çűrűttűğű gibi sahibini yer bitirir, hayatını zindan eder. Haset ve kıskançlık terimleri birbirine çok yakındır. Birisi diğerini daima teşvik eder. Psikolojide ; kişinin değişik durumlarda verdiği biyo-psiko-sosyal tepkiler olarak ifade edilir. Haset etmek, başkalarının sahip olduğu şeyleri kıskanmak, onların o şeye sahip olmasını istememektir. Kıskançlık ise sahip olduğu bir şeyi kaybetme korkusu veya başkasındaki bir varlığı istememektir. Kıskançlık duygusu aşırıya vardığında ise istenmeyen sonuçlara varabilir. Gűnűműzde kıskançlık sonucu öldűresiye dayaklar atılmakta, cinayetler bile işlenmektedir. Kıskanç kişi tehlikelidir. Felak sûresinin beşinci âyetinde Cenab-ı Hak « Haset ettiği zaman hasetçinin şerrinden de Allah’a sığınırım de » buyurmaktadır.

Kıskançlık sadece cahil halk tabakasına has bir durum değildir. Nice eğitim seviyesi ve makamı yűksek kimselerde de rastladığımız bir gerçektir. Bazen kűltűr yapısı ve içinde bulunulan çevre de etkili olmaktadır.

Kiskançlık ve haset, sevgisizliğin işaretidir. İçi sevgi dolu olan insan, bardağın dolu tarafını görűr, her şeye olumlu olarak bakar.

Dinimiz kıskançlığı ve hasedi yani çekememezliği yasaklamıştır. Kur’an-ı Kerimde belirtildiği gibi ; Hazreti Âdem yaratıldığında Yűce Allah cinlere ve meleklere, Hazreti Adem’e secde etmelerini emretmis, melekler bu emre hemen uyduğu halde, cinlerin atası olan İblis haset ve kibirinden dolayı bu emre uymamıştır. Yine Kur’an-ı Kerim’e göre yeryűzűndeki ilk cinayet olan Hazret-i Âdem’in ilk iki oğlundan Kâbil’in, kardeşi Hâbil’i öldűrmesi olayı kıskançlık nedeniyledir. Hazreti Yusuf’un kardeşleri tarafından kuyuya atılma sebebi de babasının Yusuf’a karşı sevgisinin kıskanılmasıdır. İslam uleması hasedi kalbin hastalıklarından saymışlardır. Ateş nasıl ki odunu yakıp kűl haline getiriyorsa, hased de amelleri ve iyilikleri yok eder. Hased edenin kalbinde iman durmaz. Haset ile gıpta etmek farklı şeylerdir.Gıpta etmek yani özenmek; başkasında olanın kendisinde de olmasını istemektir ki bu yasak dğildir.

Peygamberimiz (A.S.) şöyle buyurmuştur: “Yalnız iki kişiye haset edilir. Biri, Allah’ın mal verip hak yolunda harcamaya muvaffak kıldığı kişi, diğeri de, Allah’ın kendisine ilim verip de onunla amel eden ve bunları başkasına öğreten kimsedir. Buradaki haset, gıpta etme anlamındadır. Fudayl bin İvaz: “Mű’min gıpta eder, műnafık ise haset eder” diyor. Gıptada kıskançlık yoktur. Hasette ise, haset edilen kişideki nimetin alınmas, yok edimesi istenir.


ÇARESİ NEDİR ? Kıskançlık duygusu sevdiği kişiye karşı ise; kıskançlığın gerçekçi olup olmadığı gözden geçirilmeli. Kıskandığınız kişinin sizi sevdiğini, size bağlı olduğunu, size saygı duyduğunu hatırlamalı. Sevilmeye lâyık olduğunuzu ve ters giden bir şeyin olmadığını kendi kendine telkin etmelidir. Gerektiğinde kıskandığınız kişiye durumu açıkça anlatarak gűvence istemelidir. Kendi davranışlarının da bir tahlilini yapmalıdır. Ona, onu ne kadar çok sevdiğini belirtmelidir. Onunla bu konuyu görűşerek gerektiğinde psikologa da başvurulmalıdır


Eğer kıskançlık nedeni başkalarındaki varlığa karşı ise; kendinden aşağıdakılere de bakarak haline şűkretmeyi bilmelidir. Unutmamalıdır ki inanan insan, şűkrűnűn karşılığını bu dűnyada mutlu olarak, ahirette ise cennete girerek görecektir. Mutlu olmak daima kendi elimizdedir.

Yazıyla İlgili Ziyaretçi Yorumları
Bu haberle ilgili henüz hiç ziyaretçi yorumu yazılmamıştır. İlk yorumu yapmak için lütfen buraya tıklayınız...
  Ziyaretçi Yorumu
 
Bu Yazarın Diğer Yazıları