Dinar Haberleri Websitesine Hoşgeldiniz.
ATATÜRK DİNAR'DA *
Köşe Yazısı Tarihi : 02-03-2011       
Mehmet Tekin
guneydekultur@hotmail.com

( Dinar Yazıları )
ATATÜRK DİNAR'DA *
Atatürk 1930 yılının Mart ayında Antalya'dan Afyon'a giderken anayol üzerinde ve önemli bir kavşak noktasında bulunan Dinar'a da uğramış, burada bir süre istirahat ettikten sonra yoluna devam etmiştir. Ancak bu ziyaretin ayrıntıları hiçbir kaynakta yer almamış, Dinar'da da bu güne kadar hiç gündeme getirilmemiştir. Bu nedenle bu tarihi ziyaretin ayrıntıları, o günü yaşayan ve halen hayatta olan görgü tanıklarından da sorularak belirlenmiş ve Atatürk kronolojisinde bir eksikliğin giderilmesine çalışılmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu ve ilk Cumhurreisi Gazi Mustafa Kemal Paşa, Mart 1930'da çıktığı yurt gezilerinden birinde İzmir'den Antalya'ya giderken 6 Mart günü İsparta'ya uğramış, burada bir süre dinlendikten ve yemek yedikten sonra yola devam etmiştir. Önce Burdur'a, oradan Antalya'ya geçen Gazi, Antalya'da beş gün kalmıştır.1

Antalya'dan 12 Mart 1930 günü hareketle 12.15'te Burdur'a gelen Büyük Kurtarıcı ve onunla birlikte seyahat eden heyet Burdur'da bir süre dinlendikten sonra Afyon yönüne doğru yola çıkarlar. Yol, Antalya-Isparta-İzmir-Afyon yollarının kavşak noktası olan Dinar ilçesinden geçmekte, Dinar'a ulaşan şose istasyon üzerinden ilçe merkezine yönelerek, buradan Afyon tarafına devam etmektedir. Cumhurreisi Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın ilçeden geçeceği bütün ilçelere ve köylere ilan edilmiş, o gün halk yürüyerek, at, eşek sırtında veya at arabalarıyla erkenden akın akın Dinar'a gelmişlerdir.

Civar köylerden gelen binlerce kişinin de katılmasıyla o güne kadar görülmemiş bir kalabalık oluşturan ve kasaba girişinden itibaren yolun iki kenarını, yol kenarındaki evlerin balkonlarını, düz toprak damlarını dolduran halk saatlerdir heyecanla beklemektedir. Şimdiki Belediye binasının yerinde eski belediye binası vardır. Kalabalığın en yoğun olduğu yer burasıdır. Cumhuriyet Meydanı da hıncahınç dolmuştur. Ulu Cami'nin minaresinde 2-3 kişi yolu gözlemektedir.

Minarede bekleyenler saat 14.30-15.00 civarında Dikici tarafından bir toz bulutu yükseldiğini görünce hemen aşağıya seslenirler.2 Haber Kaymakama, Belediye Reisine ulaştırılır. Haber yayılınca meydanı ve caddeleri dolduran kalabalıkta bir dalgalanma olur. Merak içinde saatlerdir bekleyen binlerce göz arabanın geliş yönüne odaklanır. Nihayet Atatürk'ün bulunduğu otomobil ve onu izleyen konvoy az sonra kasabaya girer ve coşkun sevgi gösterileri arasında Belediye önüne kadar gelir.3 Halk Atatürk'ün geldiği tarafa doğru hareket edince Belediye önünde izdiham yaşanır, yol kapanır ve konvoy durur. Konvoyda Sabiha Gökçen ve kendi makam arabası ile gelen Antalya Valisi de bulunmaktadır.

Atatürk'ü karşılamak için oluşturulan heyetin başında savaştan sonra Dinar'a yerleşen eski Menzil Müfettişi Şemsettin Bey (Şener) vardır. Atatürk Belediyenin önünde arabadan inince kendisini Şemsettin Bey karşılar. Karşılıklı hal hatır sorduktan ve protokolün takdiminden sonra iki eski dost kol kola merdivenleri çıkarlar. Atatürk merdiven başında durup kalabalığa dönerek kısa bir konuşma yapar. Konuşma bitiminde halk 'Sağol Paşam!' diye karşılık verir (Konuşmayı kimse kaydetmemiş, mahiyeti hakkında bilgi edinilememiştir). Konuşmadan sonra halkı eliyle selamlayan Atatürk Belediye girer. İlgililerin ilçe ile ilgili olarak sundukları bilgileri dinleyip sorular sorduktan sonra binadan ayrılıp, Ulucami'nin şimdiki şadırvanının olduğu yerde bulunan ve kasabanın tek salonu olan Türk Ocağı binasına gider. Halk Atatürk'ü yakından görebilmek için can atmakta, 'yaşa, varol!' sesleri dalga dalga yayılmaktadır. Bu yüzden, Türk Ocağı'na gidilirken bu coşkun kalabalığın içinden güçlükle geçilebilmiştir.

Türk Ocağı binası az yüksekçe bir bodrum üzerinde yükselen tek katlı eski bir binadır. İçerde genişçe bir salonu ve yönetim odaları vardır. (Burasıaynı zamanda Dinar'da 1928 yılının Ağustos ayında yeni yazı öğretmek için ilk kursların açıldığı yerdir.) Binanın kapısı camiye doğrudur, yani kuzey taraftadır. Kapı geniş olduğundan içerisi rahatlıkla görülebilmektedir. Atatürk salonda hazırlanan masaya gider, sandalyeye yan oturur, ama yönü halka dönüktür.

Konuşma sırasında etrafa göz atan Atatürk, binanın eskiliğine işaret ederek 'Burası çok eski ve çürük. Bina sallanıyor' der. Bunun üzerine Muallim Kamil Olgaç öne çıkarak, 'Paşam, siz herşeyin temelini yeniden attınız, korkmayın sağlamdır' cümlesiyle endişeyi gidermeye çalışır. Bundan sonra kız öğrenciler konuklara ıhlamur ve pasta ikram ederler. Halk Atatürk'ün her hareketini izlemekte, gerilerde olduğu için göremeyenlere aktarmaktadır.4

Sohbetin bitiminde Atatürk, Şemsettin Bey ve etraflarında bir yarım halka oluşturan idareciler masadan kalkıp arabanın bulunduğu yere giderler. Halkın sevgi gösterileri devam etmektedir. Biraz sonra vedalaşılır, gazi Paşa ve beraberindeki heyet halkın coşkun sevgi gösterileri arasında Afyon yönüne doğru hareketle Dinar'dan ayrılırlar.5

Bundan sonra Atatürk Dinar'dan iki defa da trenle geçmiştir.

Birinci gelişinde yeşilliklerle süslenmiş olan tren istasyonda durarak on dakika kadar kalmış, Atatürk yine çok kalabalık bir topluluk tarafından karşılanmıştır. Bu karşılamada yine Şemsettin Bey vardır. İki dost kısa bir süre sohbet ederler. Sohbete tanık olanların anlattıklarına göre 1. Dünya Savaşı'nda Doğu Anadolu'da Mustafa Kemal Paşa'nın bulunduğu bölge düşman tehdidi altındadır. Bölgedeki tek geçit savaş yüzünden Anadolu'ya akın akın göç eden halkın yığılması sebebiyle kapanmış, askeri birliklerin geçişi neredeyse imkânsız hale gelmiştir. Paşa'nın komutası altındaki birlikler büyük tehlike altındadır. Çekilmede bir gecikme, karargâhın ve komutanların düşman ablukası altına girmesine yol açacaktır. Paşa, Şemsettin Bey'i derhal geçidi açıp ordunun geçişini sağlamakla görevlendirir.6 Şemsettin Bey geçidi kısa zamanda boşaltıp açmak suretiyle karargâhın naklini ve komuta heyetinin kurtulmalarını sağlar. İşte Atatürk sohbette bu olayı kastederek 'Bizi falan yerde kurtarmıştın, hatırlıyor musun Şemsettin?' diye sormuş, o da 'Hatırlıyorum Paşam' cevabını vermiştir.

Atatürk Dinar'dan trenle ikinci geçişinde istasyonda bekleyen halka hitaben kısa bir konuşma yapar, konuşma sırasında 'Türkler medenidir'
cümlesi geçince ilkokul başöğretmeni Hakkı Turan bey 'Paşam Avrupalılar bize barbar diyor' der. Atatürk cevap olarak 'Hayır' der, 'Barbar onlardır. Türkler medeni bir millettir'. Bundan sonra tren hareket eder.

Atatürk'ün Dinar'dan trenle geçişlerinin kesin tarihlerini tesbit etmek mümkün olmamıştır. Ancak yurt gezileri incelendiğinde Atatürk'ün 1937 yılında Ege Manevralarından Ankara'ya trenle dönerken Dinar'dan geçmiş olması en güçlü ihtimal olarak ortaya çıkmaktadır. Bu konuda Dinar İstasyon Şefliği'ne ve Devlet Demir Yolları Genel Müdürlüğü'ne yaptığımız başvurulardan sonuç alınamadığından, son ziyaretlerin tarihlendirilmesi zorunlu olarak geleceğe kalmıştır.

Dinar İlköğretim, Sayı 9-10-1 l,Haziran,-Temmuz-Ağustos 1982, s. 1-2 Mehmet Tekin, 'Atatürk Dinar'da',Güneyde Kültür, Sayı 117, Kasım 1998, s. 1-2
NOTLAR

(Fotoğraf, Av. Mehmet Özalp'in izniyle kullanılmıştır.)
*.Atatürk'ün yurt gezilerini konu alan yayınlarda bu konuya hiç temas edilmemiştir. Bu tür yayınlara bir katkıda bulunmak amacıyla Ağustos 1982'de 'Dinar ilköğretim' bülteninde yayınladığımız ama çoğu çevrelerin gözünden kaçan bu yazıyı 1998 yılında Güney'de Kültür Dergisi'nde tekrar yayınlayarak araştırmacıların dikkatlerine sunmakta yarar gördük.
1. Utkan Kocatürk, Atatürk ve Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Kronolojisi 1918-1938, TTK, Ankara 1983, s. 499
2. Dikici, İsparta - Burdur yolu üzerinde Dinar'a 5 km. uzaklıktaki köydür. Dinar-Dikici arasındaki sert zeminli toprak yol (şose) ağaçlar arasında uzanan yemyeşil bir koridor gibiydi.
3. Yazı hazırlandığında (1982) Belediye binası Cumhuriyet meydanında bulunuyordu. Atatürk'ün Dinar'a geldiği yıl ise Belediye binası aynı binanın yerinde bulunan eski bir yapı idi. Sonraki yıllarda bu eski bina yıkılıp yerine taş bina yapıldı. Bu bina da 1995 yılında meydana gelen depremde yıkıldı, yeni Belediye binası eski Sebze Pazarı mevkiinde yapıldı.
4. Atatürk'ün gelişine tanık olanlardan biri, Atatürk'ün salonda otururken iç cebinden çıkardığı ipek beyaz mendille yüzünü sildiğini gördüğünü ve bunu arkadaki herkese aktardığını ifade etmiştir.
5. Konu sadece Hakimiyet-i Milliye ve Afyon'da yayınlanan Vakit gazetesinde haber olarak yer almış, bu haberlerde Dinar'dan sadece bir kelime ile bahsedilmiştir.
Vakit gazetesinin 14.3.1930 tarihli nüshasında bu konudaki haber şöyledir: 'Gazi Hz. Ankara'ya Dönerken Halkın Yürekten Gelen Tezahürleri Arasında
Yazıyla İlgili Ziyaretçi Yorumları

Mehmet beyciğim canım kardeşim araştırmaların için tebrik ve teşekkür ederim, emeklerine sağlık. Uzun ömürler dilerim. ( 12-03-2011 / 01:01:26 )

Lütfi Özyürek
  Ziyaretçi Yorumu
 
Bu Yazarın Diğer Yazıları