Dinar Haberleri Websitesine Hoşgeldiniz.
HAZRETİ PEYGAMBER’İN MİNA HUTBESİ
Köşe Yazısı Tarihi : 24-04-2011       
İsmet Mere
ismet.mere@mynet.com

( Manevi Penceremiz )

HAZRETİ  PEYGAMBER’İN   MİNA  HUTBESİ

 

Rasûlüllah (s.a.v.)  Arafat’ta hutbesini îrâd ettikten sonra vakarlı bir şekilde MÜZDELIFE’ye  geldi. Henüz akşam namazı kılınmamıştı, yatsı namazının da vakti girmişti. Akşam ve yatsı namazlarını cem’ ederek yine bir ezan ve iki kâmet ile eda etti; önce bir kâmet ile akşam namazının farzını, sonra da bir kâmet ile yatsı namazının farzını kıldı. Bu iki farz arasında da nâfile namaz kılmadı. Namazdan sonra da sabaha kadar MÜZDELIFE’de kaldı. Șafak vaktine kadar yan tarafına yatarak istirahat etti.

 

Sabahleyin Zü’l-hicce ayının onuncu Cumartesi günü (yani bayramın 1. Günü) șafak söküp tan yeri ağarmaya başlayınca ezan okutup erkenden sabah namazını kıldı. Namazdan sonra da Kasvâ adlı devesine binerek MÜZDELİFE’deki MEȘ’ARUL HARÂM  denilen yere geldi. Kıbleye karşı durarak DU  etti. Tekbir, tevhid ve tehlil eyleyerek ortalık iyice ağarıncaya kadar vakfede durdu. Bu sefer de FADL  İBN-İ ABBÂS’ı (r.a.) terkisine alarak güneş doğmadan MİNA’ya doğru hareket etti.

 

Bu sûretle yoluna devam eden Rasûlüllah (s.a.v.) FADL İBN-İ ABBÂS’tan 70 adet küçük çakıl taşı toplamasını istedi. O da toplayıp verdi. Yolda Muhassir vâdisinin ortasına geldiğinde devesini biraz hızlandırdı. Bundan sonra CEMRETܒL-AKABE’ye çıkan yolu takip ederek çemretü’l-akabe’ye geldi. Ufak çakıl tașlarından ibaret olan 7 cemresini, kuşluk vaktinde Cemretü’l-akabe’ye attı. Ilk taşı atınca da TELBİYE’ye son verdi. Bunlardan her birini iki parmağı ile tutup atıyor ve her defasında da « bismillah » deyip tekbir getiriyordu. Ashâb-ı Kirâmına da :  «  Bu ölçüdeki çakılları bu şekilde atınız. Ey insanlar, din konusunda aşırı gitmekten sakınınız. Zira sizden evvelki ümmetlerin helâk olmasına sebep, dinde ifrât etmeleri(așırı gitmeleri) olmuștur buyurdu.

 

Oraya gelen binlerce müslüman da aynı şekilde hareket edip Cemretü’l-akabe’ye (bűyűk şeytan dediğimiz yere) « bismillah » deyip yedi taş atarak tekbir getirdiler.

 

Bundan sonra Mina’ya gelen Hazreti Peygamber (a.s.);  MUHÂCİRÎN-İ KİRÂM’ın  kıblenin sağ tarafında, ENSÂR-I KİRÂM’ın kıblenin sol tarafında, diğer müslümanların da karşıda saf saf yer almalarını emretti. Bu sûretle kendisini dinlemeye hazırlanan binlerce islâm topluluğu karşısında ve yine devesinin üzerinde meşhur VED HACCI HUTBELERİNDEN İKİNCİSİNİ irad etti. Bu esnâda Cenâb-ı Hak tarafından sesine verilen müstesnâ bir güç sâyesinde sesi her tarafa duyuldu.

Bu hutbe  de birincisine benzemekle berâber özetle  șöyledir :

                                                          xxxxxxxxxxxxx

« Allah-ü Teâl⠑ya  hamdü senâ ederiz, O’na döneriz. Nefislerimizin fenâlıklarından ve kötü amellerimizden O’na sığınırız. Allah’ın hidâyet ettiğini kimse yoldan çıkaramaz. Allah’ın șasırttığını da kimse yola getiremez.

            Ben șehâdet ederim ki : Allah’dan başka ilâh yoktur, birdir, eşi ve ortağı yoktur. Yine ben şehâdet ederim ki : Muhammed, O’nun kulu ve Rasûlüdür.

            Ey insanlar, sizi Allah’ın kitabı Kur’ân’a  bağlayan peygamberinizin sözlerini iyi dinleyiniz ve O’na itâat ediniz. Hacc’ın menâsikini  benden gördüğünüz  gibi öğreniniz ve bundan sonra da öyle yapınız.  Bilmiyorum ammâ  belki bundan sonra benimle bir daha burada görüşemezsiniz. Zaman (ay,yıl dediğimiz vakit ölçüsü), bu gün , Allah’ın yerleri ve gökleri yarattığı günkü ilk vaziyetine dönmüştür. Bir yıl, ay ölçüsü ile  on iki aydır.  Bunlardan dördü haram aylardır. Üçü birbiri ardına gelir ki bunlar; Zü’l-ka’de, Zül-hicce ve Muharrem aylarıdır. Diğeri de Receb ayıdır  ki  Cemâdü’l-uhrâ ile Șâban ayı arasındadır. Adâlet ve insaf, zulüm ve șiddet gibi șeyler, ancak üç șey’den meydana gelir ki bunlar da can, mal, ırz  ve  nâmus  (șeref)  tir.

Bu gün ne olduğunu biliyor musunuz ?  (Ashâb-ı kirâm) : -allah ve Rasûlü daha iyi bilir . -Bu gün Nahr günü (kurban kesme günü) değil mi ?  (ashâb) :-Evet Yâ Rasûle’llah, kurban kesim günüdür. -Bu ay hangi aydır ? (ashâb) : – Allah ile Rasûlü daha iyi bilir. –Zü’l-hicce ayı değil midir ?  (ashâb) :-Evet Yâ Rasûle’llah,Zű’l-hicce ayıdır. –İçinde bulunduğumuz yer hangi șehirdir ? (ashâb) :–Allah ile Rasûlü daha iyi bilir. –Belde-i Haram  ( Mekke șehri ) değil midir ?  (Ashab) :-Evet Yâ Rasûle’llah, Belde-i Haram’dır.

-O halde biliniz ki mallarınız da, kanlarınız da,ırzlarınız da,bu gününüz, bu ayınız, bu beldeniz gibi mukaddes ve haramdır, (her türlü  taarruzdan masundur). Sakın benden sonra dalâlete kapılarak birbirinizin boynunu vurmayınız. Biliniz ki hepiniz Allah’a döneceksiniz, O da size yaptıklarınızı soracaktır.

            Ey insanlar, her cânî, bizzat kendi cürmünden sorumludur. Hiçbir cânînin işlediği cürümden çocukları sorumlu tutulamaz. Hiçbir çocuğun cürmünden de babası sorumlu tutulamaz. Her birinizin malı ve kanı, ötekine haramdır. Doğru yoldan ayrılmayınız. Birbirinizin haklarına saygı gösteriniz. Eğer müslümanları doğru yola sevkeden adam, kesik burunlu bir zenci bile olsa ona da itâat ediniz.

            Ey Mü’minler,Rabb’inize ibâdet ediniz.Beş vakit namazınızı kılınız. Oruç ayında orucunuzu tutunuz. Emirlerime de itâat ediniz ki Allah’ınızın cennetine giresiniz.Bu nasihatlerimi tutunuz. Bunları, burada hazır bulunanlarınız, burada hazır bulunmayanlarınıza duyursun. Olabilir ki tebliğ olunan bâzı kimseler, burada bulunup ta işiten bir kısım kimselerden daha iyi anlayıp bellemiş olur.

-Tebliğ ettim mi ?  (ashâb) –Evet Yâ Rasûle’llah, tebliğ ettiniz.

-Șâhid ol Yâ Rabb.  –Burada bulunanlar, burada bulunmayanlara tebliğ etsin. »

                                               ooooooooooooooo

            Ikinci hutbesini de bu şekilde bitiren Hazret-i  Muhammad (s.a.v.), oradan ayrılarak MÎNA’daki kurban kesim yerine geldi. Kendisi ve âileleri adına kurban edilmek üzere hazırlanan yüz deveden altmış üçünü kesip kurban etti ki bunları kendisi Medine’den göndermişti. Geriye kalan kısmını da kurban edilmek üzere vekâlet vererek HAZRET-İ ALİ (r.a.) ye  havâle etti. O da bunları Yemen’den getirmişti ki hepsini keserek kurban etti.

            Kurban işi bittikten sonra Rasûlű’llah (s.a.v.) oradan ayrılarak MİNA’daki tıraş olma yerine geldi. Tıraş olmak için MA’MER İBN-İ ABDULLÂH (r.a.) ı çağırtarak saçlarını kestirip tıraş oldu. Kesilen saçlarından bir kısmını EBÛ TALH el-ENSÂRÎ (r.a.) ye ve yakınında bulunan diğer müslümanlara (yâdigâr olarak) birer-ikişer dağıttı. Geriye kalan kısmını da EBÛ  TALH  EL-ENSÂRÎ (r.a.) ye vererek dağıtmasına izin verdi. Onlar da bu műbârek saçları alıp hâtıra olarak sakladılar.

Bundan sonra ihramdan çıkan Hazreti Peygamber (s.a.v.) KASV adlı devesine binerek MINA’dan ayrıldı ve Mekke’ye doğru hareket etti. Bundan sonra Mekke’ye gelen Hz. Peygamber Harem-i Şerif’e girerek Kâbe’yi  7 kere tavâf ederek haccın farzlarından olan TAVAF-I ZİYÂRET’i (tavaf-ı ifâda’yı) yaptı. Bundan sonra Harem-i Şerif’ten ayrılarak tekrar MİNA’ya gitti. Bayramın birinci gűnűnűn geri kalanını Mina’da geçirdi. Bayramın ikinci, űçűncű ve dördűncű gűnleri de Mina’da kaldı ve her gűn ikindi vakti CEMRE-İ ÛLÂ, CEMRE-İ VUST ve CEMRE-İ AKABE ‘ye sırası ile yedişerden yirmi beş taş attı. Dördűncű gűnűn sonunda hepsi yetmiş taş oldu.

Hazret-i Peygamber (s.a.v.) Mina’da kaldığı sırada bayramın 2. gűnű  NASR SÛRESİ’nin nâzil olduğunu duyan halkın toplanması űzerine Vedâ  haccı hutbelerinden 3.cűsűnű de Kasvâ adlı devesinin űzerinde irad etmişlerdir. (Allah bizleri şefâatine nâil eylesin, Âmîn !)

_____________________

Kaynak :Celâleddin KARAKILIÇ : HAZRET-İ MAHAMMED Aleyhisselâm’ın HAYÂTI, EŞSİZ AHLÂK VE FAZÎLETLERİ.

 

Yazıyla İlgili Ziyaretçi Yorumları
Bu haberle ilgili henüz hiç ziyaretçi yorumu yazılmamıştır. İlk yorumu yapmak için lütfen buraya tıklayınız...
  Ziyaretçi Yorumu
 
Bu Yazarın Diğer Yazıları