Dinar Haberleri Websitesine Hoşgeldiniz.
SURİYE OLAYI ÜZERİNE GÖRÜŞLER-6
Köşe Yazısı Tarihi : 05-10-2012       
Mehmet Tekin
guneydekultur@hotmail.com

( Dinar Yazıları )

SURİYE OLAYI ÜZERİNE GÖRÜŞLER-6

Mehmet TEKİN

Sebep ne olursa olsun, Türkiye’nin son tavır değişikliği Suriye’yi bölgede yalnızlığa iten son adım olmuş, bundan sonra Batıda ambargoya yönelik girişimler başlamış, kararlar birbirini izlemiştir. Suriye’yi pes ettirmek için Batılı devletler tarafından uygulanacak bir ambargonun Suriye’deki değişimi sekteye uğratmasına, eski kadroların elini güçlendirmesine ve ekonomik durumun daha da kötüye gitmesine yol açabileceği ihtimali gözden uzak tutulmamalıdır. Her ne sebeple olursa olsun, -çok zor bir ihtimal olsa da-, bölgede çıkarılacak bir Şii-Sünni çatışması ya da Suriye’nin işgali hem bütün bölgeyi derinden etkileyecek bir savaşlar dizisinin başlangıcı olabilir, hem de Irak’ın ve Suriye’nin parçalanmasına, bölge sınırlarının değişmesine yol açabilir. Bu durum akıllara, birilerinin D.Bogdanov ve V. Lowell’ın 2011, 2014 ve 2016 yılları için ortaya attığı varsayımları günü gününe gerçekleştirmeye çalıştığı ihtimalini getirmektedir. Buna göre, bir ihtilal çıkacak, bu ihtilalin kaynağı İslam değil hipernasyonalizm olacaktır. Araplar birleşerek Türkiye’ye saldıracaklar, Batı ittifakı buna müdahele edecek, ama engel olamayacak, sonuçta Türkiye  istila edilecektir. Bu varsayımlar içinde “Antakya felaketi” ve “Sancak savaşı” bizi yakından  ilgilendiren kavramlardır.1

Aslında Türkiye’nin içte ve dışta güçlü ve istikrarlı bir devlet modeli çizdiği, gelişme yolunda büyük adımların atıldığı bir dönemde çevresinde bu kadar problemin bir anda ortaya çıkması bir tesadüf değildir. Terör olaylarının, bölücü ve yıkıcı faaliyetlerin artmasında geçmişte olduğu gibi belli dış çevrelerin parmağı olduğu, bununla, giderek güçlenen Türkiye’nin önünün kesilmesinin hedeflendiği aşikârdır.2

Suriye’deki durum bir iç savaşın habercisi gibi görünse de, aslında bu, sadece Suriye’nin karışmasını arzu edenlerin beklentisidir. Açıkça bir müdahale olmasa da, dış ülke yöneticilerinin ifade, beyan ve beklentileri bu karışıklıkların altında başka güçlerin teşvik ve desteklerinin de bulunduğuna şüphe bırakmamaktadır. Çünkü  Suriye’nin kendi iç işi olup ancak kendi iradeleriyle gerçekleştirebilecek olan reformlar, ancak bir huzur ve barış ortamında gerçekleşebilir. Bundan da ancak Suriye halkı fayda görür. Bu açıdan bakıldığında, çatışma ortamının bu süreci rafa kaldırdığı ve ülkede huzurun uzun bir tatile çıktığı söylenebilir.

1 D.Bogdanov, V.Lowell, “Looking Back from 2992.A World History, Chapter 13: The Disastroust 21 st Century, The Economist, December 26 th 1992-January 8 th 1993,Vol.325, No.7791, p.17-19. Son zamanlarda sanki bu senaryoya uygun gelişmeler kurgulanmakta, ateş Türkiye’ye adım adım yaklaştırılmakta ya da ateş Türkiye’ye doğru yaklaşmaktadır.

2 Bunun için müneccim olmaya gerek yoktur. Çünkü bir İsrail Bakanı Mavi Marmara olayı dolayısıyla Türkiye’deki terör örgütlerine destek vereceklerini açıkça söylemiştir. Bundan başka, “Arap Baharı” adı verilen olaylar sırasında yurt içinde bazı çevreler bu olayların benzerinin bir gün Türkiye’ye de de yaşanacağını yüksek sesle ve ağızları kulaklarına vararak telaffuz etmişlerdir.

Devam edecek

Yazıyla İlgili Ziyaretçi Yorumları
Bu haberle ilgili henüz hiç ziyaretçi yorumu yazılmamıştır. İlk yorumu yapmak için lütfen buraya tıklayınız...
  Ziyaretçi Yorumu
 
Bu Yazarın Diğer Yazıları