Dinar Haberleri Websitesine Hoşgeldiniz.
SURİYE OLAYI ÜZERİNE GÖRÜŞLER-10
Köşe Yazısı Tarihi : 05-10-2012       
Mehmet Tekin
guneydekultur@hotmail.com

( Dinar Yazıları )
SURİYE OLAYI ÜZERİNE GÖRÜŞLER-10
Mehmet TEKİN
Türkiye-Suriye ilişkilerinin bozulması hem bölge barışına, hem de, hem de iki ülkenin çıkarlarına zarar veren bir gelişme olduğundan bir an önce çözüm bulunmasında büyük yararlar vardır. Çünkü dostluk, güven ve işbirliği ile katedilen mesafeler ve sağlanan kazançlar, Mart 2011- Ağustos 2012 arasında yaşanan kriz günlerinde net bir şekilde görülmüştür. Şimdi iki ülke arasında ticaret durmuş, Suriye’de fabrikalar kapanmış, işsizlik had safhaya çıkmıştır. Demek ki yaşanan gerginlik her iki tarafa da faydadan çok zarar vermiş, ama bunda direnen taraf Suriye olmuştur. Çünkü ülkesinde giderek şiddeti arttırmış, direnişçi ya da muhalifleri yola getirmek için ordunun ağır silahlarla, helikopter ve uçaklarla yaptığı saldırılarda siviller de hedef alınmış, ülkede can güvenliği kalmamış, her gün ortalama 100-200 arasında Suriyeli ölmeye başlamıştır. Başka ülkelerden hıncını alamayan Suriye’li yöneticiler, halkın ülkedeki savaştan kaçıp Türkiye’ye sığınmasına tepki olarak Türkiye aleyhinde kara propaganda yapmaktadır. Ülkede rejim yanlılarına kin ve nefret duygularıyla hitap ederek hamasi nutuklar atıp sürekli olarak Türkiye’nin düşman ülke olduğunu telkin etmektedir.
Siyasette dargınlıklar değil, karşılıklı çıkarlar konuşur. Komşu komşunun külüne her zaman muhtaçtır ve iki devlet bugün değilse yarın yine yüzyüze bakacak, iki ülkenin halkları, en azından bayramlarda birbirinin sofrasında yemek yiyecektir. Her şeye rağmen, Türkiye’nin bölgede etkinliğini sürdürmesi, ama bunu yaparken bütün kozları elinde olmayan bir oyunda bölgede dargınlıklara veya düşman kazanmasına yol açacak politikalardan kaçınması; Suriye’nin ise Türkiye’nin hayati ve vazgeçilmez bir komşu ve dost olduğu gerçeğini görmesi gerekir. Hiçbir yönetici makamında kalıcı değildir. Kalıcı olan ülkeler ve halklardır. Bunu dikkate alarak Suriye’nin, politikasını belirlerken, son zamanlarda Türkiye aleyhinde başlatılan tahrik ve karalama siyasetinden, kışkırtıcı yayın ve propagandalardan, ticari kısıtlamalardan kaçınması, Türkiye aleyhindeki eylemlere izin vermemesi çok önemli gerekliliklerdir. Türkiye her zaman dost ve kardeş olarak gördüğü, refahını ve huzurunu arzuladığı Suriye halkının yanında olduğu gibi, Suriye yönetiminden de aynı samimiyet ve güveni beklemektedir.
Bölgede Türkiye’nin gelişip güçlenmesinden rahatsız olan ve kendi emperyalist emellerini Türkiye’ye yansıtmaya çalışan ülkeler, her sıkıntıda Türkiye’yi hedef gösterseler de Türkiye’nin, Suriye gibi kendi bünyesinden çıkmış, dostluk ve kardeşlik bağları olan bir ülke için emperyalist hedefleri olamaz, ancak gelişmesini, huzur ve refahını ister. Bunu Türkiye’nin bütün söz ve davranışlarında görmek mümkündür. Her şeye rağmen enerji satışının durdurulmaması ve insani yardımı sağlayabilmek için kapıların kapatılmaması bu niyetin yansımalarından sadece ikisidir.
Devam edecek
Yazıyla İlgili Ziyaretçi Yorumları
Bu haberle ilgili henüz hiç ziyaretçi yorumu yazılmamıştır. İlk yorumu yapmak için lütfen buraya tıklayınız...
  Ziyaretçi Yorumu
 
Bu Yazarın Diğer Yazıları