Dinar Haberleri Websitesine Hoşgeldiniz.
KURBAN VE KURBAN BAYRAMI HAKKINDA
Köşe Yazısı Tarihi : 30-10-2012       
İsmet Mere
ismet.mere@mynet.com

( Manevi Penceremiz )
KURBAN VE KURBAN BAYRAMI HAKKINDA

Kurban kelimesi sözlükte « yaklașmak » anlamına gelir. Dînî anlamı ise : ibadet kastıyla belli bir vakitte bazı șartları tașıyan hayvanı belli usullere göre boğazlamaktır. Arapçası « udhiyye » dir.

İslâm öncesi hemen hemen bütün dinlerde ve kavimlerde kurban uygulanagelmiștir. Ancak uygulama șekli farklılıklar göstermiștir. Hac sûresinin 34. Âyetinde de ilâhî dinlerin hepsinde kurbanın olduğuna ișaret edilmiștir.

Kurban dinimizde Kitap, Sünnet ve İcmâ ile sabittir. Kevser sûresinin 2. âyetindeki « Fesalli li Rabbike venhar –Rabbın için namaz kıl,kurban kes » âyeti ve Peygamberimizin hadis-i șerifleri bunu te’yit etmektedir. Kurban kesmek, hanefî mezhebine ve bazı müctehitlere göre vâciptir. islam fıkhıyla uğrașan ulemanın çoğunluğuna göre ise müekked sünnettir. Rasûlullah (a.s.) kurban kesmeyi hiç terk etmemiștir. Kurbanın sünnet olduğunu ileri sürenler, Kur ‘an’da bu konuda açık bir delil olmadığını ileri sürüyorlar ve Hz. Peygamberin devamlı yapmıș olmasını da bunun sünnet olduğuna delil sayıyorlar. Bu konuda Hanefi mezhebinin imamı « vâcip » hükmünü vermiștir. Kurban sadece bayram gününde kesilmez. Bunun dıșında adak kurbanı, akîka kurbanı, Hac esnasında « Kıran ve Temettû » haccına niyet eden hacıların kestiği kurban, ve yine hac sırasında kurban kesmeyi gerektiren bir fiil ișlenmesi halinde ceza olarak kesilen kurban olmak üzere çeșitleri vardır. Ayrıca ölen bir kimsenin hayatta iken vasiyeti veya adağı varsa mirası da yeterli ise mirasından, önce o kurban kesilir ve etinin tamamı fakirlere dağıtılır.

Kurban bir sosyal yardımlașma kurumudur. Fakirler et ile bulușur, zenginler ise cimrilikten kurtulur.

Kurban, sadece Allah (C.C.) adına ve O’na yaklașmak ve rızasını kazanmak amacıyla kesilir. Allah'tan başkası adına kurban kesmek haramdır ve bu yola tevessül edenleri Hz. Peygamber (s.a.s) ; "Allah'tan başkası adına hayvan kesene Allah lânet etsin " ifadeleriyle uyarmıștır.

Kurban kesmenin bir kimse üzerine vâcip olması için 4 șart vardır : 1-Kurban kesecek kimsenin: Müslüman olması, 2-hür olması yani tutuklu ve köle olmaması, 3- yolculuk halinde bulunmayıp mukîm olması, 4- Nisab miktarı mala sahip olması gerekir. Akıllı ve bülûğa ermiş olma şartı konusunda ihtilâf vardır. İmam Azam ve İmam Ebû Yûsuf'a göre kurban kesmekle mükellef olmak için akıllı ve bülûğa ermiş olmak şartı yoktur. Zengin olan çocuk veya delinin malından velîsi kurban keser. İmam Muhammed'e göre ise akıl ve bülûğa ermek şarttır. Fetva bu görüşe göredir. Yolculuk hali ise ; bu günkü imkânlar dikkate alındığında, bayram tatilinde yurt içi geziye çıkanlar, ana-baba ve akraba ziyaretine gidenler, yazlığa gidenler, daha önceden tedbir alarak ya vekâleten ya da gittikleri yerde kurbanlarını kesmeleri evlâdır.(Diyanet Ișleri Bașkanlığı, İlmihal II, Ankara 2006).

Kurban kesmede nisaba sahip olmak demek, fıtır sadakası vermekle mükellef olmak demektir. Bu durumdaki müslümana kurban kesmek vaciptir. Kurban için alınan hayvan çalındıktan veya kaybolduktan sonra yerine bașka kurban alınır, sonra da bayram günlerinde bulunursa bakılır ; sahibi zengin ise bunlardan dilediğini kurban eder. Ama sonradan aldığını keser de onun değeri ilk aldığından az olursa aradaki farkı fakirlere verir. Eğer fakir idiyse ve ikincisini aldıktan sonra ilki bulunduysa, her ikisini de kurban eder . Zira bunlar onun hakkında nezir hükmündedir. Diğer bir kavle göre ise yalnız birini kesebilir.

Kurbanlık hayvanlarda șu șartlar aranır :

Kurban edilecek hayvanlar, koyun, keçi, sığır, manda ve devedir. Vahşi hayvanlardan, tavuk ve horozdan kurban etmek caiz değildir. Koyun ve keçinin bir yıllığı kurban edilir. Ancak altı ayını doldurmuş olan kuzu annesinden ayırdedilemeyecek kadar gösterişli ve semiz ise kurban edilebilir. Oğlak için bu durum geçerli değildir. Sığır ve mandanın iki, devenin ise beş yaşında olanı kurban edilebilir. Koyun ve keçi bir kişi adına kurban edilebilir. Sığır ve deveye ise birden yediye kadar kişiler ortak olabilir. Ancak ortaklardan her biri müslüman olmalı ve kurban niyetiyle ortaklığa girmiş bulunmalıdırlar. Et yeme maksadıyla ortaklık kurulursa veya birisi et yeme maksadıyla ortaklıkta bulunursa hiç birisinin kurbanı yerine gelmiş olmaz. Sığır veya deveyi kurban etmek üzere ortaklık kuranlardan her birinin vacip olan kurban niyyetleri şart değildir. Ortaklardan bazısı vacip olan kurban, bazıları nafile, bazıları keffâret kurbanı, ceza kurbanı, Hacc-ı temettü veya Hacc-ı kıran kurbanı, akîka kurbanı gibi değişik niyetlerle ortaklıkta bulunabilirler. Kurban kesildikten sonra eti, tartı ile eşit şekilde paylaşılmalıdır.

Yaradılıştan boynuzsuz olan, erkeklik organı burulmuș olan, yemini yiyebilen delirmiş hayvan, çok zayıflamamış olan uyuz hayvan, yaradılıştan kulakları küçük olan hayvan, dişlerinin azısı düşmüş veya dişleri olmadığı halde yemini yiyebilen ve otlayabilen hayvanlardan kurban etmek câizdir.

Bir veya iki gözü kör, kemiğinde ilik kalmayacak kadar zayıflamış, kesileceği yere gidemeyecek derecede topal, kulak veya kuyruğunun yarıdan fazlası kesilmiş veya kopmuş, boynuzunun çoğu kırılmış, dört ayağından biri kesilmiş, burnu kesilmiş olan hayvan kurban edilemez. Pislik yiyen hayvanlar ise etindeki pislik temizleninceye kadar tutulmamış ise kurban olmazlar.

Kurbanın Vakti:

Kurban, eyyâm-ı nahr (Kurban kesme günleri) denilen Zilhicce ayının onuncu, on birinci ve on ikinci günleri kesilir. Onuncu gün kesmek daha faziletlidir. Zilhiccenin onuncu günü ikinci fecir doğmadan önce kurban kesmek câiz değildir. İkinci fecirden sonra Zilhiccenin on ikinci günü yani bayramın üçüncü günü güneş batıncaya kadar geçen zaman içinde gece ve gündüz kurban kesilebilir. Ancak geceleri kesmek mekruhtur. Bayram namazı kılınan yerlerde, imam, selâm verdikten sonra kurban kesilebilir. Bayram namazı kılınmayan yerlerde ikinci fecrin doğușundan sonra kurban kesilebilir

Kurban Nasıl Kesilir?

Hayvan ayakları ve yüzü kıbleye gelecek şekilde sol tarafına yatırılır. Hayvanın sağ arka ayağı serbest kalmak şartıyla diğer ayakları bağlanır. Bundan sonra tekbir getirilir. Tekbir șöyledir : : ALLAH-U EKBER ALLAH-U EKBER , LÂ İLÂHE ILLALLÂHÜ VALLÂHÜ EKBER. ALLÂHÜ EKBER VE LİLLÂHİL HAMD. Arkasından "Bismillâhi Allâhü ekber" denilerek, (arada dünya kelâmı konușmadan) hayvanın boynuna bıçak vurulur. Nefes ve yemek boruları ile şahdamarı denilen iki ana damarı kesilir. Hayvan soğumaya bırakılır, kanının akması beklenir ve sonra derisi yüzülür. Hayvanı elinden gelirse, kurban sahibinin kendisinin kesmesi menduptur. Kendisi kesemezse, bir müslümana kestirir . Kurban kesecek kimse, arefe günü sabah namazından bașlayarak bayramın dördüncü günü ikindi namazına kadar (ikindi namazı dahil) farzın selamını verdikten hemen sonra teșrik tekbirlerini söyler.Elinden geldiği sürece her mükellefin kurbanını kendisinin kesmesi efdaldir. Bir bașkasına vekâlet verip kestirebilir. Kurbanı kesecek kimsenin müslüman olması efdaldir,ancak ehli kitabın da kestiği yenilebilir.Kurbanın eti konusunda en faziletli tutum üçte birini tasadduk, üçte birini dostlara ikram, üçte birini de evde alıkoymaktır.

Bu vesile ile kurban bayraminizi kutlar ülkemize ve islam dünyasina baris ve huzurun gelmesine vasita olmasini dilerim. I.M.
Yazıyla İlgili Ziyaretçi Yorumları
Bu haberle ilgili henüz hiç ziyaretçi yorumu yazılmamıştır. İlk yorumu yapmak için lütfen buraya tıklayınız...
  Ziyaretçi Yorumu
 
Bu Yazarın Diğer Yazıları