Dinar Haberleri Websitesine Hoşgeldiniz.
YENİ BİR ÖĞRETİM YILINA BAŞLARKEN
Köşe Yazısı Tarihi : 16-09-2013       
Mehmet Tekin
guneydekultur@hotmail.com

( Dinar Yazıları )
YENİ BİR ÖĞRETİM YILINA BAŞLARKEN
Yepyeni ümitler ve coşkun sevinçlerle yeni bir öğretim yılı başladı.
Okulların açılma mevsimi geldiğinde herkes yaşına göre, önce okula ilk başladığı günü,  çocuklarının, torunlarının ilk heyecanlarını hatırlar. Ama pek az kişi ilk adımlarını attıkları o yeni alemde kendilerine rehberlik eden öğretmenlerini düşünür. Halbuki o ilk günden başlayarak çocuğun hayata bakışına damgasını vuran unsur öğretmendir. Okumayı, yazmayı, düşünmeyi veya düşünmemeyi, iyi davranış özelliklerini, vatan ve millet sevgisini, arkadaşlarını ve diğer insanları sevmeyi, dayanışma ve yardımlaşmayı, gerekli bilgi ve becerileri, yaşadığı çevreyi, toplumu, kitap okumayı, kütüphaneden yararlanmayı ve müzenin ne işe yaradığını ve bilgi edinmenin yollarını öğretmen öğretir.
Öğretmen bunun için önemlidir, kutsaldır. Bunun  için saygıyı ve vefayı hak eder.  Öğretmen görevdeyken bu saygıyı görmesi doğal kabul edilir. Ama emekliye ayrılınca birden gözlerden ırak düşer, giderek gönüllerden de uzaklaşır. Daima ilgi, sevgi ve saygıya  muhtaç olan o nazenin kalpler, mesleğin yaşattığı heyecandan  mahrum, monoton, öğretmenevinin, kahvehanenin taş dizilerine mahkûm bir vatandaş haline gelir ve bu doğal bir sonuç gibi görülür.  Düşünülmez ki sevgisizlik ve ilgisizlik, meslek hayatı boyunca sevgi ve şefkat dağıtmış olan öğretmenin en kavi düşmanıdır; onu çökertir, kendine ve topluma yabancılaştırır. Öğretmen bu akıbete lâyık değildir.  Onun için toplumumuzun ve özellikle de milli eğitim camiasının bu konuda hassas davranması gerekir. 
Belki bazıları çıkıp  “bizim elimizden ne gelir, görevleri bitmiş, unlarını eleyip eleklerini asmışlar. Üstelik bizimle ilgileri de kalmamış” diyebilirler, haklı da olabilirler. Bu sözleri her yerde her zaman duymak mümkündür. Emekli öğretmenler de sonuçta emekli birer memurdur ve bütün emekliler saygıya lâyıktır. Ama öğretmeni  bir emekli memur gibi değerlendirmek hatadır. Onların ayrı bir yeri vardır. Bunun için onların her fırsatta hatırlanması, o cevval gönüllerinin her zaman canlı tutulması çok önemlidir.
Belki bunun için neler yapılabilir diye soran olur. Basit bir iki örnek vereyim. Öğretmenler, okul farkı gözetilmeksizin, öğretim yılı başında ve sonunda yapılan törenlere, sergilere, okul günlerine davet edilip ağırlanabilirler. Her okul öğretmenleri küçük gruplar halinde ve belirli günlerde okullarına davet edip sohbet toplantıları düzenler, ağırlayabilirler. Bunun gibi, Milli Eğitim Müdürlükleri de protokolda münavebeli olarak mutlaka belli oranda emekli öğretmene yer verebilirler.
Tabii, “en iyisini biz biliriz” diyerek buna karşı çıkanlar olabilir. Böyle düşünenler unutmasınlar ki dünyayı kendileri kurmadılar, emekli olan meslekdaşlarından devraldılar. Kendilerini yetiştiren öğretmenleri de birer emeklidir ve sevgi, saygı beklemektedirler. Gösterilecek saygı bir anlamda da ilme, emeğe ve kıdeme saygıdır.
Özetlemek gerekirse, emekli öğretmenlerimizin her biri birer pırlantadır. Toplumumuz için kendini tüketmiş saygıdeğer birer fedakârlık abidesidir. Onlar her türlü saygıya lâyıktır. Dileriz resmi kurumlarımız da bu anlayışta olsun, öğretmenleri unutmasınlar, her zaman hatırlayıp gönüllerini alsınlar
Şimdi diyeceksiniz ki, “Öğretim yılı başında çocuklardan, eğitimde uyulması gereken ilkelerden bahsetmek dururken emekli öğretmenler konusu nereden çıktı?”
Çocuğu eğitecek olan, ilkeleri uygulayacak olan öğretmendir. Öğretmene değer verilir sahip çıkılırsa bu işte başarı garantilenmiş olur. Çocuğunu seven, öğretmeni de sevmek zorundadır. Biz söze emekli öğretmenden başladık, öğretmene geldik ki, asıl cevherimiz olan çocuklarımızı emanet ettiğimiz değerli insanlar göz ardı edilmesin.
Bu vesileyle yeni eğitim öğretim yılının başarılarla dolu geçmesini diliyor, emekli ve çalışan bütün öğretmenlerimizi, sevgili öğrencilerimizi içtenlikle selamlıyorum.  16. 09.2013
Yazıyla İlgili Ziyaretçi Yorumları

Sayenizde İlkokul öğretmenim Rahmetli HAKKI TUNCER ve başta Sevgili İDRİS ALEV olmak üzere diğer ortaokul öğretmenlerimizi yadettim. 50 sene de geçse onlar unutulmuyor. ( 19-09-2013 / 00:33:33 )

Lütfi Özyürek
  Ziyaretçi Yorumu
 
Bu Yazarın Diğer Yazıları