Dinar Haberleri Websitesine Hoşgeldiniz.
KAŞGARDAN DİNARA DİVANU LÜGATİT TÜRK, TÜRKÇEMİZ
Köşe Yazısı Tarihi : 12-05-2015       
Ersin Acar


( Konuk Yazar )

KAŞGARDAN DİNARA DİVANU LÜGATİT TÜRK, TÜRKÇEMİZ

“Mürekkebin egemen olduğu yerde kan ve gözyaşı müebbete mahkûmdur. Bizde kalemden kaleme, gönülden gönüle köprüler kuralım, -vesile olsun- dostları misafir edelim, ağırlayalım ve –inşallah- yeni dostlar edinelim, bunun içinde kadim maarif geleneğimize (kadim kültürümüzde “mektep” tabiri kullanılırdı ki “ketebe” yani yazmaktan gelir bu ifade, sonra okumaya gönderme yapan “okul”a dönüştü.) uzanalım, ondan feyz alalım, çocuklarımızı yazmaya, yazarak kalıcı bir eser bırakmaya özendirelim istedik. 1. Ulusal Küçük Kalemler Öykü Yazma Yarışmasının hayata geçirilişinin özeti bu. Eğitim camiasındaki tüm dostlarımızı yanımızda görmek bizi onurlandıracaktır.” durum güncellemesiyle ve bu vesileyle en azından dostlarımızın desteğiyle ulaşacak 50-60 eserin katılımını sağlama umuduyla, bu belirsiz ama umutlu çağrıyla hayata geçti, Küçük Kalemler Öykü Yazma Yarışması. Bu çağrı 44 il ve 300’ün üzerinde yürekten karşılık buldu. İlkler zordur, her zaman. Bizde zorlanacağımızı biliyorduk. En büyük endişemiz çağrımızın tatmin edici bir karşılık bulup bulamayacağıydı. Çok şükür hem nicelik hem nitelik olarak umduğumuzu bulduk. Tabi bunun getirdiği bir külfette olacaktı. Sonuçta kul emeği, kul hakkı vardı işin içinde. Bazen gecelerimizi, bazen hafta sonlarımızı bu işe vakfettik. Her eseri 3-4 farklı gözden okumadan değerlendirmedik. Özellikle dereceye giren eserleri, daha dereceye girdikleri belli olmadan önce, defalarca okumuştuk. Sonuçları tekrar bir gözden geçirdiğimde layıkıyla bir iş yapıldığı kanaatindeyim. Benim, şahsi ilk üç tahminimden bir sapma olsa da, ki Allah’tan o da “Jüri Özel Ödülü”ne layık görüldü-, dereceye giren eserlerin gerçekten bunu hak ettiği kanaatindeyim. Özellikle yarışmamızın birincisi olan “Elifnur’un Öykü’sü” eserini daha ilk okuduğum an favorim olarak belirlemiş ve son ana kadar da bu inancımı muhafaza etmiştim. Esere olan ilgi ve samimiyetimiz, yazarına da yansımış ve daha görmeden “Semiha kızımız gelse de bir bağrımıza bassak” cümlesini defalarca kurmuştuk. Esrindeki samimiyet, içtenlik yazarının da ruhunda, yüzünde ve dilinde de karşılığını bulmuştu. O, eserini okurken tekrar duygulandık, iyi bir iş yaptığımızı düşündük.

Elimde olsa, ülkenin geleceğinin belirlenmesinde söz sahibi olan herkese, hiyerarşik olarak, düzenlediğimiz öykü yarışmasına katılan tüm eserleri okutmak isterdim. Bütün sosyolojik saha araştırmaları –ndan daha önemli demeyeyim ama- kadar önemli, o kadar net, o kadar gerçekçi bir Türkiye fotoğrafını yansıtıyordu ki eserler. Biz çocuklarımızdan sevgiyi anlatmalarını istedik, onlar sevgisizliğin dramını anlattılar. Şaşırdık mı? Hayır. Sadece ülke gerçeği ile yüzleşmenin acısını –tekrar- yaşadık ve çocuklarımıza nasıl bir hayat yaşattığımızı, nasıl bir dünya miras bıraktığımızı –tekrar- gördük. Babasını kaybetmiş kızımızın babasının mezarı başında yaşadığı olaydan esinlenerek yazdığı, bizzat hayatın kendisi olan “Titreyen Yaprağın Sırrı”nı, annesizliği yaşamış yavrumuzun öyküsünü, babası hapiste, ağır bir hastalıktan muzdarip anne-babayı anlatan öyküleri nasıl yok sayabiliriz? Bizzat yaşamasa bile her gün çevresinde, akrabalarında veya televizyonda gördüğü şiddet, parçalanmış aile, tecavüz, zulüm gerçeğinin bu çocuklarda nasıl bir yansıması olduğunu görmezden gelerek yapılan her konuşma, her plan, her analiz..vs boş bir uğraştan öte bir anlam ifade etmez.

Neyse…

Yola çıkarken ki temennilerimizin büyük oranda gerçekleşmiş olmasının mutluluğunu yaşadığımızın altını tekrar çizeyim. İklimleri, kültürleri buluşturalım demiştik, öyle de oldu. Doğudan batıya, kuzeyden güneye ülkenin dört bir köşesinden, farklı iklimlerden katılımcılara ek olarak, İstanbul Feriköy Özel Ermeni Okulu öğrencisi Aksel İskenderoğlu’nun yarışmamıza katılması ve o güzel öyküsüyle ilk 20 eser arasına seçilerek misafirimiz olması ve buradan memnuniyetle ayrılması da kültürlerin buluşmasının güzel bir örneği olarak not edilmeyi hak ediyor. Gönlüm, çok uzaklardan çok sağlam dostlar edinirken, çok yakınlarımızda ki dostları kaybetmemekten yana. İlçemize, ilçemizin eğitimine bir değer kazandırma düşüncesiyle yola çıkıyorsak hatalarımızdan ders çıkarmalı, “samimiyet” ilkesini en başa yazmalıyız.

Bu anlamda böyle bir değerin ilçemize kazandırılmasında emeği geçen tüm resmi kurumlara, her iki okuldan emeği geçenlere, daha nice –araçlarıyla, yurtlarda sunduğu hizmetlerle..vs- görünmez kahramanlara şükranlarımı sunuyorum.

Yazıyla İlgili Ziyaretçi Yorumları

Teşekkürler, Raif Hocam. Haklısınız,her güzelliğin arkasında görünmeyen kahramanlar rol oynuyor. Sizin yazılarınızda belirttiğiniz gibi, marka bir şehir yaratmanın yolu her alanda markalaşabilmekten geçiyor, yani eğitimde, kültürde, sanatta..vs bu konuda da herkese önemli görevler düşüyor. Saygılar... ( 19-05-2015 / 17:41:50 )

Ersin Acar

Sayın Ersin ACAR,
Değerli hocam, her güzel işin arkasında sessiz, fedakar insanlar vardır. Önemli olan güzelliğin ortaya çıkmasıdır. Anladığım kadar, "Kaşgar'dan Dinar'a" projesinin arkasında siz ve sizin gibi başka arkadaşların emeği var. Bu anlamlı güzelliğe katkı yapan herkese teşekkür ederim. Türkçe konusunda yıllardır Fatih Ortaokulu'nda güzel etkinlikler yapan Mehmet ÖZTÜRK müdürümüz, ayrıca teşekkürü hak ediyor. Teşekkürler. Saygı ve sevgiler.
Emekli Edebiyat Öğretmeni Raif ÖZTÜRK ( 15-05-2015 / 08:24:25 )

Raif Öztürk

Değerli yorumlarınız için teşekkür ederim, öncelikle, söylenmesi gerekenlerin baskısıyla aceleye getirilmiş bir yazı olduğunu belirtmeliyim. Bunun yanında bende Merve hanım ve Meriç hanım gibi yeni dostlar kazanmanın, Havva hanım, Betül hanım, Gülsüm hanım gibi eski dostlarla dostluğu pekiştirmenin ve Mehmet Öztürk gibi bir büyüğümün muhabbetini kazanmanın memnuniyetini yaşadığımı belirtmeliyim. Allah herkesin gönlündekini, hakkında hayırlısı ise, nasip etsin, selamlar. ( 13-05-2015 / 22:41:29 )

Ersin Acar

Ersin Hocam " Küçük Kalemler Öykü Yarışması"na katılmış olmanin memnuniyeti içerisindeyiz.Emeği geçen herkese teşekkür ederiz. ( 13-05-2015 / 21:35:00 )

Merva Balıkcı

Bu projede canla başla çalışan tüm gönüllülere şükranlarımı sunarım. ( 13-05-2015 / 21:24:00 )

Mehmet Öztürk

Etkinlikte emeği geçen herkese buradan tekrar teşekkür ediyorum. Samsun Havza'dan selamlar... ( 13-05-2015 / 19:08:41 )

Meriç Ada Aydın

Tebrik ederim Ersin Hocam. Ağzına, kalemine sağlık. Çalışma sürecimizi özetleyen, ortak duygularımızı yansıtan muhteşem bir yazı. ( 13-05-2015 / 13:34:14 )

Betül Yeşilpınar

Projemizde çok güzel dönütler aldık.Projemize emeği geçen herkesi kutluyorum. ( 12-05-2015 / 23:10:55 )

Havva Sardohan

Projemizde emeği geçen bütün meslektaşlarımı canı gönülden kutluyorum..Elinize sağlık... ( 12-05-2015 / 20:54:32 )

Gülsüm Akış
  Ziyaretçi Yorumu
 
Bu Yazarın Diğer Yazıları