Dinar Haberleri Websitesine Hoşgeldiniz.
ZULÜM
Köşe Yazısı Tarihi : 21-07-2015       
Ersin Acar


( Konuk Yazar )

ZULÜM

-I-

Meşhur fıkradır;

Aksak Timur, Nasreddin Hocanın köyüne uğrar. Köylü padişahı layıkıyla ağırlar. Padişah da giderken bu konukseverliğe karşılık ‘köyünüze bir fil hediyem olsun.’ der ve gider. Fil bu, zamanla bağ bahçe koymaz her yanı talan eder. Köylü ne yapsın çaresiz padişahın hediyesi diye ses çıkarmaz. Hocaya;

-Hocam perişan olduk bizi kurtar. Biz bu file bir şey yaparsak padişah kellemizi alır, derler.Hoca;

-Benimle gelin, padişaha durumu arz edeyim, der. Köylüyü arkasına alır huzura çıkar. Timur;

-Hoca, niye geldin, filim nasıl? diye sorar. Hoca

-Padişahım, bu filiniz, derken bir bakar korkudan arkasında kimse kalmamış, herkes kaçmış. Padişah;

-Ee ne olmuş file? Hoca;

-Padişahım hediyeniz olan filden çok memnun kaldık. Yalnız kalıyor, bir tane daha istiyoruz.”

Eğer Nasreddin Hocanın, köylülere bir ders, okuyanlara/dinleyenlere bir mesaj verme kaygısı olmasaydı, muhtemelen, hikâyeyi şu şekilde tamamlardı: (Köylülere hitaben)

“Ben, benden beklediğimi yaptım, siz kendinize yakışanı. Ben vicdanıma hesap verebilirim, peki siz?”

 

-II-

Kahramanımdır, Don Kişot

Yeri geldiğinde

En büyük düşmanım oluverir

Yel değirmenleri.

 

-III-

Bükemediğim bilek karşısında “tek seçeneğimin, öpmek” olduğu dayatmasını asla kabul etmiyorum. Yüce Allah buyurmuş;

“Sizden biri bir kötülük gördüğünde gücü yetiyorsa eliyle düzeltsin. Yetmezse diliyle düzeltsin. Onu da yapamazsa, hiç olmazsa kalbiyle buğz etsin.”

 

-IV-

“Ve her şey bittiğinde, hatırlayacağımız şey; düşmanların sözleri değil, dostlarımızın sessizliği olacaktır.” Aliya İzzetbegoviç

 

 

-V-

Çağdaş+toplumsal hastalığımız; kişilere istikbali ile doğru orantılı değer vermek. İstikbali yükselen bir ivme gösteren kişilere verdiğimiz değer de benzer bir grafik çiziyor. Yalnız, tam bu noktada, şu altın kuralı tekrar hatırlatmak isterim;

“Toplum yasaları yerçekimi yasalarına benzemez, insan genellikle aşağı değil yukarı doğru düşer.”(Amin Maalouf)

 

 

-VI-

Kişi en büyük mahkemeyi, önce kendi vicdanında kurarak, eylemlerini gerekçelendirmek zorundadır. Bazen, ilahi bir lütuf, bir yardım eli uzanır ve işimizi kolaylaştırır;

“Kötülüğü iyilikle karşılamak istemiyorum. İstemiyorum, çünkü o zaman iyiye verebileceğim bir şey kalmıyor. İyiliği iyilik, kötülüğü adalet karşılasın istiyorum.”(Alev Alatlı)

Bu kadar basit, adil bir mütekabiliyet.

 

Son olarak, isyanımızın kaynağı, üstada bırakalım mikrofonu:

http://www.youtube.com/watch?v=bablpAFKwa8

Açıklama: indir.jpg

Yazıyla İlgili Ziyaretçi Yorumları
Bu haberle ilgili henüz hiç ziyaretçi yorumu yazılmamıştır. İlk yorumu yapmak için lütfen buraya tıklayınız...
  Ziyaretçi Yorumu
 
Bu Yazarın Diğer Yazıları