Dinar Haberleri Websitesine Hoşgeldiniz.
BENCE SENDE HAKLISIN
Köşe Yazısı Tarihi : 04-11-2015       
Ersin Acar


( Konuk Yazar )

BENCE SENDE HAKLISIN

Hilmi Yavuz okurdu bir zamanlar. Yani, bürokrasi çarkının dişlileri arasında öğütülmediği, kitap okuyabildiği zamanlar. Zamanın gazete sayıldığı zamanlar. (Son olarak, son dişlinin son deliğinde, zurnanın zırt dediği yerde görülmüştü.) Şiirlerini değil ama, aslında onları da ( ‘Gül’ün Ustası Yoktur’ mesela) okudu da pek beğenmedi. Sonuçta sanat bir beğeni meselesi değil miydi? Bir dergiye verdiği mülakatta “Şiir harflerle yazılır” dediğini gördükten sonra, bu işin onun harcı olmadığına karar verdi ve Sunay Akın’ın

“Şiirden kovduğu uyağın 
dönüp dolaşıp 
sonunda mezar taşına 
konması ne 
garip: 
Orhan Veli 
1914 - 1950” yüzeyselliğinde, İsmet Özel’in

“Yürüyorum

azarlanıyorum fışkıran başaklarla

iki bomba gibi taşıyorum koltuğumdaki bir çift somunu

hurdahaş bir sancıyla geçiyorum badem çiçekleri altından

gözlerim nemli değil.

gözlerim namlu.“

derinliklerinde dolaştı. “Aynı Göğün Yıldızı” Necip Fazıldan da Nazım Hikmetten de uzak duramadı. Hilmi Yavuz’un şiirlerinden çok denemelerinden feyz aldı. Kendi ağzından dinleyelim;

“Hilmi Yavuz bir kitabında, hangisiydi tam hatırlamıyorum, devletin geçmiş dönemde uyguladığı başörtüsü yasağını eleştirir. Yasağın özünden ziyade –ki ona karşıdır aslında- metodolojisine dair eleştirilerini paylaştığı bu yazısında devletin hata yaptığını, zira kendisine tehdit olarak algıladığı bir sınıfı –yani, başörtülüleri- görünür kılması gerekirken, bu durum kendi avantajına olacak iken, gizlenmesine, arada kaynamasına ve gerçekte olmadığı –devletçe makbul görülen- bir kimliğe bürünerek hayatını idame ettirmesine imkân sağlamasının yanlış bir savunma refleksi olduğunu vurgular. Gizlenen düşmanın, aslında, yok olmadığını hatırlatır. Tarihten, yerinde bir örnekle konuyu somutlaştırarak devam eder. Yer: Almanya. Yıl: 1930’lu yıllar. Başrollerde Hitler ve Yahudiler var. Bilinen hikâyedir, yenilgi sonrası günah keçisi ilan edilen Yahudiler, ajanlıkla, saf Alman ırkına bozmakla itham edilmiş ve topyekûn aforoz edilmişlerdir. Alman Devleti düşmanın tespit ve tanımını yaptıktan sonra onu etiketlemek suretiyle görünür kılmayı ve uygulayacağı sistematik/kitlesel eylemlerde kolay hedef saptamayı amaçlamıştır. Önce kollarında Davut’un yıldızını taşıma zorunluluğu getirilen Yahudiler ardından da gettolara tıkılmıştır, sonrası malum. Özü gereği onaylamasak bile savaşta, mücadelede, tartışmada usul budur.”

Kısacası görünür olandan korkmayın, asıl korkmanız gereken her kaba göre şekil alan, renk ve şekil değiştiren, gizlenen ve takiyye yapandır diyordu. Bunları duyunca, bir kavga verilecekse en önde saf tut, bir bedel ödenecekse terazinin ağır kefesine talip ol, sözü daha anlamlı hale gelmeye başladı. Yine, daha önce, haksız yere linçe uğradığına inandığı kişinin karşısına geçip, önünü düğmeleyerek;

“Efendim, muhtemelen siz beni tanımıyorsunuz ama ben haksızlığa uğradığınızı düşünüyorum. Bu konuda bize düşen bir görev varsa söyleyin. Haklı davanızda eğilmeyin, bükülmeyin.” dediğini ve,

“ ‘Ben seni şikâyet edip süründürürdüm amma…’ tehdidi karşısında gözlerindeki ‘alacağı bir tenzil-i rütbenin aslında onun için bir mutluluk vesilesi olacağını ve tebdil-i ma(e)kam(n)da ferahlık umduğunu sezdiren ışığı gördüğümde samimiyetine biraz daha inandım. Doğrusu, gol ile sonuçlanmayan üç boş atağın ideallerinde yarattığı tahribatı görünce, girişilecek bir tahlil sonucu, muhtemelen, Erichoffervari bir vakayla karşı karşıya olduğumuzu düşündüm.

Zaten küfür etmenin ‘hak’, analiz yapmanın/akl-ı selime davet etmenin ‘küfür’ kabul edildiği, denge şirazesinin kaydığı, at izinin it izine karıştığı bir dönemde anakronik davranmanın –şahsı için- kaçınılmaz; -herkes için- lüzumlu bir tavır olduğuna inandığı; şahsi kırgınlıkların devamını ama kurumsal/sınıfsal zıtlaşmanın son bulması gerektiğini savunduğu bir dönemde engizisyon kıyımından geçmesi beklenen sondu, beklendiği gibi oldu.

Buyursunlar:

https://www.youtube.com/watch?v=AdPJjT58mcs

Yazıyla İlgili Ziyaretçi Yorumları
Bu haberle ilgili henüz hiç ziyaretçi yorumu yazılmamıştır. İlk yorumu yapmak için lütfen buraya tıklayınız...
  Ziyaretçi Yorumu
 
Bu Yazarın Diğer Yazıları