Dinar Haberleri Websitesine Hoşgeldiniz.
CUMA, SÜTRE ve HUTBE
Köşe Yazısı Tarihi : 25-12-2015       
H. Fikri Ulusoy
fikriulusoy@gmail.com

( Uzak Bakış )

CUMA, SÜTRE ve HUTBE

Kabe de ezan okunmuş sünneti kılmaya başlayanlar olmuş, ben de kendime namaz kılmak için bir yer arıyordum. Kabe’ye gidenler bilir,  kalabalık yüzünden düzensiz bir düzen vardır. Herkes sünnet de kılmaz. Namaz kılan birisinin önünden geçmeye mecbur kaldığım bir anda, namaz kılan kişi sertçe kolunu açtı ve adeta konuşmadan “dur, geçme” dedi. Şaşırmıştım. Daha önce hiç böyle bir davranış görmediğim için şaşırmıştım. Durdum ve geçmek için başka bir yer aradım. O gün bugün namaz kılan birisinin önünden geçmemeye çalışırım.

 

Bugün, Cuma namazının son sünnetini kılarken önümden biri geçti. Arka sıralardaydım. Ezan okunmuştu camiye girdiğimde ancak en arka safın bir önünde  yer bulmuştum. Normaldi. Arkada isen önde namazını bitiren ya da sünneti kılmayanlar camiden çıkmak için birilerinin önünden geçmek zorunda kalırlar ya da peygamberimizin sözünü hatırlar ve beklerler! Selam verdim. Gayri ihtiyari önümden geçenin gittiği yöne doğru baktım. Olacak ya, o da durmuş kabanını asıyordu. Koca Kayseri’de önümden geçen, tanıdığım bir arkadaşımdı. Üstelik düşünceli birisi...

 

Camiden çıktık bir tanıdıkla yol arkadaşlığı yapıyoruz. Kafamda caminin adapları her hafta hutbede anlatılmalı , camide namaz kılanlar, camiden çıkınca neden adap ve edebi unutuyorlar, nasıl Müslümanız diye düşünürken...

 

Yol arkadaşım güncel olaylardan, göç edenlerden bahsediyor, bıraksalar ya da imkanları olsa Müslümanların çoğu gavur dediğimiz memleketlere göçer diyor bende kafamı sallıyordum.

 

Yol arkadaşım:

 

            - Hutbe farz olmasına rağmen, hoca efendinin okuduğu kaç kişinin aklında kalmıştır, kaç kişi dinlemiştir deyince.

 

Aklıma haziran seçimlerinden önceki Cuma hutbesi geldi.

Hutbenin başlığı "İslâm, Irkçılığın Her Türlüsünü Reddeder" di.

Konusuna diyeceğim bir şey yok anlatılanlar ayetler olunca ona da. İnternetten tekrar baktım o hutbeye:

 

“Bugün İslâm kardeşliğinin önündeki en büyük engellerden biri ırkçılık ve ayrımcılık zihniyetidir. Bu zihniyet, bazen kendi ırkını, soyunu, kabilesini, rengini üstün görme şeklinde tezahür etmektedir. “

 

“Irkçılık, esasında hem insanlığa karşı işlenen bir suç hem de Allah’a karşı bir saygısızlıktır. Bu nedenledir ki Dinimiz İslâm, bağnazlık, asabiyet ve ırkçılığı tüm unsurlarıyla reddetmiştir.”

 

Bağnazlık ve asabiyet kabul edilebilir mi? Kendini üstün, her şeyi bilen, karşındakini yok saymak olacak şey mi?

 

Yaradan’ın sözüne laf mı olur?

 

Ama kulun her yaptığı tartışılır...

 

Yol arkadaşıma döndüm:

            - Ben de hutbelere artık kulak kesilmiyorum dedim.

Seçim öncesi, konusu itibari ile üstelik meydanlarda ırkçılık üzerine suçlamalar yapılırken okunan hutbeyi ne tarafsız buldum, ne de samimi dedim.

           

Sonra:

 

            - Hoca efendi sahi hutbede ne anlatmıştı...

Yazıyla İlgili Ziyaretçi Yorumları
Bu haberle ilgili henüz hiç ziyaretçi yorumu yazılmamıştır. İlk yorumu yapmak için lütfen buraya tıklayınız...
  Ziyaretçi Yorumu
 
Bu Yazarın Diğer Yazıları