Dinar Haberleri Websitesine Hoşgeldiniz.
KÖLENİN MUTLULUĞU
Köşe Yazısı Tarihi : 11-02-2016       
H. Fikri Ulusoy
fikriulusoy@gmail.com

( Uzak Bakış )

KÖLENİN MUTLULUĞU

            Robinson Crusoe romanını sanırım bilirsiniz. Daniel Defoe tarafından 1719 yılında ilk basımı yapılan roman: Robinson Crusoe'nun dünyayı gezme hayalleri ile çıktığı yolculukları ve ıssız bir adada 25 yıldan fazla geçen yalnızlığını anlatır.

           Siz de düşünür müsünüz bilmem ama ben zaman zaman ıssız bir adada yalnız olmayı ya da gündemi takip etmeyen, hiçbir şey bilmeyen dağ başında bir çoban olmayı isterim. Modern kölelikten kurtulmak için, yalnızlığın getireceği kısa süreli mutluluk için de olsa, insanlardan ve insanların yaptıklarından, oyunlarından uzak kalmak için buna hepimizin ihtiyacı olduğunu düşünürüm. Bilmek, görmek ve anlamanın mutlu olmayı engellediği dönemler olduğunu bilirim.

            “Kölenin ya da kölelerin mutluluğu” epeydir yazılmak için arşivimde bekleyen konulardan birisiydi. Kısmet bugüneymiş.

              Düşünmeyen, algılamayan, sorgulamayan ve biat eden bir beyne sahip olanların önce zihinleri sonra bedenleri köleleşir. Bu kişiler kölelikten ve köleleştirilmekten, kendileri adına birilerinin karar vermesinden endişe duymazlar. Yanlışlığa, haksızlığa karşı mücadele etmekten veya mücadele etse de ortaya çıkacak olumsuz sonuçlardan rahatsız olmadıklarından ya da her şeyi kabul etmeye hazır olduklarından mutlu olurlar.

            İnsanoğlu, adı ister kapitalist, ister egemen güç  olsun tüm sistemler tarafından sürekli olarak köleleştirilmek istenmektedir. Dünyayı yönetenler, köle yaptıkları insanların mutlulukları için çalıştıklarını söylerken, güya gelecek güzel günler için onları ikna etmekte, yaptıklarının kendi yararlarına olacağına  inandırmak için oyunlar oynamaktadırlar. Ülkelerdeki düzensizlikler, ekonomik ve siyasi krizler, savaşlar vb. bu oyunlardan bazılarıdır. Bu oyuna gelenler, düzene uyanlar, biat edip köleliği kabul edenler kendilerine yabancılaşmayı göze alıp, değerleri ayaklar altına alınsa da itaat edip ya mutlu olacaklar ya da mutsuz olacaklardır. Mutlu olmayı seçenlere, mutlu köleler, bu duruma kölenin/kölelerin mutluluğu denilebilir.

            Köle olmak, köleleşmişken mutlu olmak elbette bir tercih meselesidir. Uzun süre köle olduğunun farkında olmadan yaşayanların içinde bulundukları durumu idrak etmeleri, esaret prangasından kurtulmaları kolay değildir. Ama hiç bir dönemde, hiç bir sistemde kölenin/kölelerin mutluluğu çok uzun sürmemiştir. Vicdanları rahatsız olarak kölelikten vazgeçmeye çalışan yeniden özgürlüğünü elde etmek için çaba harcayan, yel değirmenleri ile savaşan insanlar olmuştur, bundan sonra da olacaktır. Bu çaba için yılmadan aydın, seçkin, kökü bu toprağa bağlı, zamanı gelince gururla oturduğu koltuktan ayrılmasını bilen milli bireyler yetiştirmek gereklidir. Ya da ıssız bir ada bulup Robinson gibi yaşamak...

Yazıyla İlgili Ziyaretçi Yorumları
Bu haberle ilgili henüz hiç ziyaretçi yorumu yazılmamıştır. İlk yorumu yapmak için lütfen buraya tıklayınız...
  Ziyaretçi Yorumu
 
Bu Yazarın Diğer Yazıları