Dinar Haberleri Websitesine Hoşgeldiniz.
EVDE OTURUN DIŞARI DA ÇIKMAYIN
Köşe Yazısı Tarihi : 20-03-2016       
H. Fikri Ulusoy
fikriulusoy@gmail.com

( Uzak Bakış )

EVDE OTURUN DIŞARI DA ÇIKMAYIN

             Bugün size kandırılmaktan bahsetmek istiyorum. Önce kelimenin anlamını açıklayalım diyorum. Bunun için de Türk Dil Kurumunun web sayfasına giriyorum. TDK’nın webdeki sözlüğünde kandırılmak; kandırma işi yapılmak olarak açıklanıyor, desem de inanmayın  açıklanamıyor, bir başka sözcüğe atıf yapılıyor. Kandırılıyor muyum? diyorum. Belki kandırma işi sözcüğünü bakarsam aydınlanırım diyorum. Arıyorum kandırma işi sözcüğünün sözlükte karşılığı yok! Nasıl olur, burası Türk Dil Kurumu... Web sayfasına bakıp bu kurumun amacı nedir diye aranıyorum. Yoksa yanlış yerde mi arıyorum? Kelimelerin anlamalarını başka bir yerde mi aramayalım derken kurumun tarihçesinde şu cümleleri okuyorum:

            “Türk Dil Kurumu başlangıçtan beri çalışmalarını iki ana eksen üzerinde yürütmüştür:

         1. Türk dili üzerinde araştırmalar yapmak, yaptırmak;

         2. Türk dilinin güncel sorunlarıyla ilgilenerek çözüm yolları bulmak.”

            Biraz daha okuyorum sayfanın aşağılarına doğru Kurumumuzun biten projeleri ise şunlardır başlığını görüyorum. Biten projelerden ilki

         “1. Türkiye Türkçesi Sözlükleri Projesi,” yazıyor.

            Doğru yerdeymişim diyorum çalışanlar oturmuşlar güncel “Türkiye Türkçesi Sözlüğü”nü bitirmişler. Sözlükte aranmaya başlıyorum. Kandırma sözcüğüne bakarsam bir açıklama bulurum diyorum. Bir açıklama var ama açıklanmaya ihtiyacı olan bir açıklama karşımda duruyor. Kandırma sözcüğü, kandırmak işi olarak açıklanıyor. Kendimi çağrı merkezlerinin şunu istiyorsanız 1 basın, şunu istiyorsanız 2 ye basın, ana menüye dönmek için 0 basın oyalaması aklıma geliyor.

            Helal olsun diyorum. Canım sıkılıyor. Neden ilerleyemediğimiz aklıma geliyor. Neden böyleyiz? sorusuna her gün cevap bulabildiğim güzel ülkem  ( güzel ülkemdi) diyorum.

            Sonra, nereden buraya geldim diye düşünüp sessiz konuşurken yazımın konusunun kandırılmak/yanılmak üzerine olacağı aklıma geliyor. Girişi de şöyle yazacaktım; yıl 1963-64 Kıbrıs’ta olaylar var, soydaşlarımız katlediliyor. İsmet Paşa’nın adaya çıkarma yapma isteğine ABD’nin “ Kıbrıs’a çıkamazsın” uyarısına karşı Paşa :“Amerika’nın sorumluluğuna inanıyordum, yanılmışım” diyor.

            İnsanlar kandırılır, yanıltılır ama devletlerin kandırılması/yanıltılması affedilemez diye yazımı sonlandıracaktım diyorum.

            Sosyal medyadan, internetten oturun oturduğunuz yerde, evden dışarı çıkmayın, AVM ve kalabalık yerlere girmeyin uyarılarını görünce ne hale düşürüldüğümüzü sizinle paylaşmak isterken, işte buralara kadar geldim. Kusuruma bakmayın artık!

            Size de bir uyarı Cumhuriyet Meydanı’na da, Suçıkan’a da gitmeyin evde oturun dışarı çıkmayın. Ne dışarı çıkacak hal, ne söylenecek söz kaldı.

Yazıyla İlgili Ziyaretçi Yorumları
Bu haberle ilgili henüz hiç ziyaretçi yorumu yazılmamıştır. İlk yorumu yapmak için lütfen buraya tıklayınız...
  Ziyaretçi Yorumu
 
Bu Yazarın Diğer Yazıları