Dinar Haberleri Websitesine Hoşgeldiniz.
ÖĞRETMENİN DEĞERİ
Köşe Yazısı Tarihi : 23-11-2016       
H. Fikri Ulusoy
fikriulusoy@gmail.com

( Uzak Bakış )

ÖĞRETMENİN DEĞERİ

            1994 Kasım. Ayın 24’ü.

            Öğretmenler Günü.

            Doğu illerinin birinde, şehre 30 km uzakta bir köy okulundayım. 2 yıldır kapalı okulda, 5 sınıf bir arada.

            Ayın 24’ü. Çocuklar ellerinde selpaklar, sigaralar ve tezeklerle geliyorlar… Örtmenim diyerek. Ellerindeki, öğretmenler günü hediyeleri.

            Şaşırmayın!

            Sigara doğuda bir hediye aracı o günlerde, tezek ise soğuk geçen kışın en önemli, sıcacık ve doğal kokulu öğretmenler günü hediyesi.

            Bu anımı ve yaşadıklarımı yazmış ve aynı yıl bakanlığa göndermiştim. Çıkan bir dergisi vardı o zamanlar, şimdi var mı? bilmiyorum. Yayınlanmadı. Tezek öğretmene yakıştırılmadı sanırım.

            Oysa neler yakıştırılmadı bugüne kadar öğretmenlere...

            Bir vekil, bir anı.

        1925-1929 yılları arasında Milli Eğitim Vekili, Mustafa Necati’dir. Göreve başladığında henüz 31 yaşındadır. Ölümünden sora adı verilen Balıkesir Necati Bey Muallim Mektebini ( Bugün Balıkesir Üniversitesi Necati Bey Eğitim Fakültesi olmuştur)  hatırlayanlarınız olacaktır. Mustafa Necati, öğretmene gerçek anlamda değer veren bakanlardan biri olmuştur. Önce kendisi sahip çıkarmış öğretmenine, kendisi değer verir, her fırsatta da bu değeri gösterirmiş.

            Milli Eğitim Vekili olarak Van Valisine telgraf çekip talimat verir:

            “ Bir öğretmen göreve başlamak üzere kentinize geliyor. Lütfen karşılayınız!” der.

            Ne var bunda diyebilirsiniz.

            Tanıdığıdır, birinin yakınıdır.

            O tarihte yolu, izi olmayan Van’da tanıdığın, torpillinin işi ne derim. Bu bir saygıdır, anlayıştır, zihin açıklığıdır. Ülkenin ancak eğitimle yükseleceğinin farkında olunduğu, eğitim önderlerinin değerli olduğu günlerdir.

            Mustafa Necati hukuk fakültesini bitirmiş, avukatlık yapmasına rağmen öğretmenliği asıl mesleği olarak görmüş, öğrenciler yetiştirmiştir. Vefat edinceye kadar (35 yaşında vefat etmiştir) bakanlık yapan Mustafa Necati, yeni öğretmenlere kendi imzası ile kitaplar da göndermiştir. Gönderdiği 2 önemli kitaptan birincisi “Beyaz Zambaklar Memleketinde” diğeri ise “Mefkûreci Muallim” dir.        

            Bugün öğretmenlerin kimseden kitap beklediği yok, bir şey beklediği de yok. Biraz anlayış, biraz moral, biraz dokunuş sadece... Yaptığı, dokunduğu, insan sanatı işi için düşüncesinin alınması, yok sayılmaması... Yapılan/yapılacak değişikliklerde fikrinin alınması belki. Eğitimin kaderinde söz sahibi olması, kendisini yönetenlerin şucu bucu olmaması, adaletin, liyakatin her zaman önde olması aradığı, o kadar.

            Son söz.          

            Her öğretmenler gününde, öğretmenleri sadece maddi konularla gündeme getiren, yılın geri kalan 364 günü eğitimi gündemine, öncelikleri arasına almayan, kendisini basın diye adlandıran fukaralara ve bunlara çanak tutanlara yazıklar olsun.

            Her türlü zorluğa rağmen, devletini tek başına temsil edip göndere bayrağımızı çeken, yalnız, sahipsiz köy öğretmenlerine, saygıyı ve değeri kimseden beklemeyen kendisine saygı duyan, eğilmeyen, şahsiyetli, adaletli, düşüncesi, çıkarı ülkesi ve çocuklar olan tüm öğretmenlere selam olsun, yolları açık, bahtları açık, günleri kutlu olsun.

        Tüm öğretmenlerimin ellerinden öper, günlerini tebrik ederim.

Yazıyla İlgili Ziyaretçi Yorumları
Bu haberle ilgili henüz hiç ziyaretçi yorumu yazılmamıştır. İlk yorumu yapmak için lütfen buraya tıklayınız...
  Ziyaretçi Yorumu
 
Bu Yazarın Diğer Yazıları