Dinar Haberleri Websitesine Hoşgeldiniz.
SOĞUK TOPLUM
Köşe Yazısı Tarihi : 04-10-2017       
H. Fikri Ulusoy
fikriulusoy@gmail.com

( Uzak Bakış )

SOĞUK TOPLUM

            İnsanlar tanımlanırken ya da bazen arkalarından konuşulurken sıcak ya da soğuk kavramlarının kullanıldığı olur.

            Peki, sıcak ya da soğuk kavramları toplumlar için kullanılırsa... Yazımda bu konuyu ele alacağım. Değişimin ve gelişimin insanı ve insanların oluşturduğu toplumları getirdiği noktayı, düşüncelerimi paylaşacağım.

            Ekonominin insan davranışlarını olumlu ya da olumsuz  yönde etkileyebildiğini biliyoruz. Küresel boyutu düşünüldüğünde, İnsan davranışlarını etkileyen ekonominin, toplum davranışları üzerindeki etkileri daha büyük olmaktadır.

            Ekonomi: insanların yaşayabilmek için üretme, ürettiklerini bölüşme biçimlerinin ve bu faaliyetlerden doğan ilişkilerin bütünü olarak açıklanıyor (TDK).

            Ekonomiyi açıklayan kavramlardan bölüşme ve paylaşma artık çok gerilerde kaldı. Unutuldu... Ekonomi, sömürüyü, acımasızlığı daha çok hatırlatır oldu. Ülkeler daha da aşırıya giderek insanlıktan çıktı. Vicdanı kalmayan insanlığın, İlişkilerinin öncelikli belirleyicisi de maalesef çıkarlar oldu.

            İnsan doğası gereği, kendisine iyi geleni seçmeye/yontmaya eğilim gösterir. Bu açıdan ekonomiye bakıldığında toplumlar/ülkeler, milli çıkarlarından daha fazla menfaatlerini gözetme ve doyumsuz bir şekilde artan kazanma hırslarının esiri noktasına geldiler.

            Dünyanın en zengin insanlarından, kişisel serveti yüz milyarlarca doları bulan kişiye sormuşlar:

            - Bu dünyada her şeyiniz var ama başka ne istersiniz?

            - Biraz daha para... Demiş.

            Bugünlerde haberlerde yer alan başka bir örnek:

            Falan ülke, ABD’deki kasırga mağdurlarına 30 milyon dolar, Arakan’dakilere 100 bin dolar yardım yapacak.

Macintosh HD:Users:fikriulusoy:Desktop:Ekran Resmi 2017-08-18 15.06.37.png           

        Ekonominin dizginlerini tutan/ yöneten/yönlendiren/kamçılayan, insanların egoizmidir. Diğer insanların ya da milletlerin zararına da olsa artık ekonomi, bugün geçmişten daha da fazla kârı ve çıkarı amaçlamaktadır. Sonuç olarak birlikte kazanma, paylaşma yerine daha çok kazananın diğerini köleleştirmeye çalıştığı bir dünya ortaya çıkmıştır.

            Soğuk toplum, ekonomiler ne kadar gelişirse gelişsin, ülkeler ne kadar çok kalkınırsa kalkınsın, insanların cebine giren para ne kadar artarsa artsın, insan ilişkilerinin o oranda azaldığını ifade etmektedir. Ne kadar çok para o kadar az samimiyet ve iletişim. Artan bir bencillik girdabı.

            Acımasız, salt ekonomi odaklı dönem, daha çok vicdanını dinleyen, insan merkezli doğal insanı/duygu dolu insanı, merhametten uzak, aklı yalnızca kârı düşünen bireye dönüştürmüştür. Bu bireylerin oluşturduğu soğuk toplumlarda ne yazık ki ilişkiler fayda/maliyet hesaplarına indirgenmiştir. Teknoloji ve küreselleşme bu sürece olanca hızı ile tuz biber ekmektedir.

            Soğuk toplum, ekonominin gelişmesi ile orantılı bir kavram olarak düşünülebilir. Sadece insan ilişkilerinin azalmasını tanımlamak için mi kullanılabilir?

            Elbette hayır.

            Ekonomi gelişirken toplumun her kesimi gelişmeden payını aynı oranda alamamaktadır. Alt ve üst gelir gurupları arasındaki makas daha fazla açılmaktadır. Açılan bu makas maddi değerlerin yanı sıra manevi değerlerde de kendini göstermektedir. Değerler uçurumu oluşmaktadır. Birbirini anlayan yerine empatiden uzak,  gelire göre sokaklar ve mahalleler oluşmaktadır. Toplumlar dinamiklerini ve aidiyetlerini kaybetmektedirler. Eskiden kâr ve zararı ortak gören anlayış yerini sadece daha çok kâr ve menfaate bırakarak insanların/toplumların da daha fazla benmerkezci davranışlar göstermesine yol açmaktadır. Aşağıda olan unutulup gitmektedir. Ramazan ayları, ya da kurbanlar veya sosyal medyadan hayırlı cumalar mesajları soğukluğu gidermeye yeterli olamamaktadır. Çünkü, değerlerin anlamı, içeriği yok olmakta, bu değerlerin sahipleri azalmakta, oluşan gruplar yeni anlamlar vermekte ve gerçek anlamı dışında bireysel anlamlar yüklenmeye başlanmaktadır. Farkında olunan ama bir şey yapılmayan yada farkında olunmayan değerler, ilişkiler açısından toplumumuzun geriye gittiğidir. Geçmiş hasretle aranmaktadır.

            Ekonomi gelişirken ile kültürün o oranda hızlı değişimi/deformasyonu söz konusu olmaktadır. Küreselleşme, farklı kültürleri içine alıp eritmekte, Milletlere ait olan ne varsa, uzun yıllardır taşıdıklarını ve yeni nesillere miras olarak aktaracaklarını tehdit etmektedir. Bırakın mutlulukları, kederler ve üzüntüler bile paylaşılmamaktadır. Kültür, toplumları bir arada tutan bir harçken, küreselleşmenin tehdidi ile değerlerini ve çok hızlı bir biçimde özgünlüğünü yitirme ile karşı karşıyadır. Geçmiş ile geleceğin bağı kopmaktadır. Tüm bu süreç dünyayı ve  mevcut sosyal yapıları/sistemleri tamamen değişmeye zorlamakta geçmişe ve bugüne ait ne varsa önüne katıp silip süpürmektedir. Egoizm, sürece uymayan/uyamayan insanların/toplumların hayatlarını devam ettirmesini zorlaştırmaktadır.

            Peki, soğuk topluma karşı ne yapılabilir ?

            Egoizme ve her şeyi sömürmeyi alışkanlık haline getirenlere karşı durmak ilk atılacak adım olmalı.

            İnsanların ve ülkelerin ilişkilerindeki sorumluluklar yeniden tanımlanmalı.

            İletişim her şeye rağmen sürdürülmeli.

            Her türlü cehalete karşı seferberlik ilan edilmeli.

            Vicdanları rahatlatmak için değil, gerçekten bölüşme ve paylaşma yeniden ekonominin en önemli kavramları olmalı, sofralar herkese kurulmalı ve gönüller yeniden açılmalı.

            Toplumsal kaynaklı güvensizlik, ilgisizlik, saygı ve sevgi yoksunluğu ile bireylerin kendisini gerçekleştirme ve var olmaları desteklenmeli, gelecek endişesini gidermek öncelikli gündemi oluşturmalı.

            Herkesin birbirine ihtiyacı olduğu ve toplumda herkesin rolü ve görevi olduğu/bulunduğu anlayışı yeniden oluşturulmalı, hiç kimse dinsel ya da etnik alt kültür gruplara itilmemeli.

            Eğitim, kendisini her yönü ile kabul eden, birey olmaya yönelik anlayış ve içerikte olmalı. Birey olmadan biz olunamayacağı artık idrak edilmeli. Bireylerin  gelişimleri için farklılıkları dikkate alınmalı.

            Gündem hep eğitim olmalı, eğitimde mutabakat olmalı, çıkış kapımızın eğitim olduğu unutulmamalı.

            Yapılacak bir şey yok dememeli insan,

            Kader olarak görmemeli,

            Böyle sürer dememeli,

            Zihinler ekonomik değil, insan odaklı olmalı,

            Onuru olmalı insanın,

            Yüreği sıcak olmalı,

            Milleti için var olmalı,

            Gelecek yüzlü ve aydınlık olmalı.

            Değerli öğretmenler, sevgili öğrenciler eğitim yılınız kışın sıcaklığında, yazın serinliğinde olsun, saygıyla başlasın, sevgiyle yoğrulsun.

Yazıyla İlgili Ziyaretçi Yorumları
Bu haberle ilgili henüz hiç ziyaretçi yorumu yazılmamıştır. İlk yorumu yapmak için lütfen buraya tıklayınız...
  Ziyaretçi Yorumu
 
Bu Yazarın Diğer Yazıları