Dinar Haberleri Websitesine Hoşgeldiniz.
YALNIZLIK 5.0
Köşe Yazısı Tarihi : 13-11-2017       
H. Fikri Ulusoy
fikriulusoy@gmail.com

( Uzak Bakış )

YALNIZLIK 5.0

Dünyada 2011 yılından itibaren Endüstride 4. döneme geçildiği söylenir ve bu yeni dönem 4. Endüstri Devrimi veya endüstri 4.0 olarak tanımlanır.

Endüstri 4.0;  dijitalleşmeyi merkeze alan, canlı ve cansız her şeyin internet aracılığı ile iletişim halinde bulanacağı ve yapay zekânın öne çıkacağı bir dönem olarak ifade edilebilir. Her dönem beraberinde sorunlar getirmiştir, bu yeni dönemde yeni sorunlarla insanlığı tanıştıracaktır.

Endüstri 4.0’ın getirdiği/getireceği sorunların hepsine yer vermek yerine önemli olduğunu düşündüklerimi sıralamak istiyorum:

  • Her alanda insanların yerini robotların alacak olması ile işsizliğin artması,

  • Yapay zekânın insanın yerine düşünmeyeve karar vermeye başlaması,

  • Öğrenen yapay zekânın sağlık, eğitim, hukuk ve ticaret gibi alanlardaki şu an öngörülemeyen sonuçlarıdır.

Bu sorunlardan daha da önemli olduğunu düşündüğümü ise en sona sakladım:

Yalnızlık.

İnsanların yalnızlığı, yazması kolay, yaşanması zor bir duygudur.

Elbette her değişim sorunları da beraberinde getirir. Sorunlar, bireyin kendisini veya dünyayı algılamasına bağlı olarak insanlar arasında farklılık gösterir. Bu nedenle yalnızlık için, dış dünya ile olan uyumsuzluktur denilebilir. Bizi tümüyle çevreleyenle baş edememektir. Yeni gelişmelere ayak uyduramamak kadar, sonuçlarını düşünmeden balıklama atlama ile de kendini gösterir. Sonuçta insani ilişkileri ve bireyin kendisini de olumsuz etkiler.

Yalnızlık yeni bir sorun değil ki diyebilirsiniz. Haklısınız. Bu sorun çok yeni olmasa da hatta onlarca yıllık bir sorun olarak da görünse de, endüstri devrimine bizim geçmemiz on yıllar alacak olsa da, artan sosyal medya bağımlılığı ile dünyada hatırı sayılır bir sıralamamız var ve bu sıralama ile en önlerde olmamız daha çok insanı etkileyecek/etkiledi, yalnızlaştıracak diye düşünüyorum. Ama makinelerin bile birbiri ile iletişim kurdukları bu dönemin sahiplerinin iletişim kuramamaları, sosyalleşememeleri kabul edilecek bir durum değildir. Ya da insanın kendi yalnızlığının katlanarak artacağı bir dönemi kendi elleriyle hazırlaması ve bu yeni döneme hiç hazır olmaması, sonuçlarını yeterince düşünmemesi kabul edilemez.

Bu bir tercih diyenleriniz de olabilir. Sonuçlarını düşündüğümüzde bu durum bir tercih olarak da kabul edilemez.

Hızlı bir dijitalleşmenin yaşanacağı/yaşandığı bu yeni dönemde insanoğlu hiç bir dönemde olmadığı kadar yalnızlığı, yapayalnızlığı üstelik devasa kalabalıklar içinde  yaşayacak görünüyor. Bireyselliğin daha da artmasına neden olacak bu yeni dönem, insanları daha da bencil yapacaktır, ülkeleri de... Daha düşüncesiz ve acımasız günler yaşayacağız.

Biliyorsunuz köyümüz/mahallemiz kavramını yitirdik. Eş-dost ve akrabaların arası mesafeler yüzünden açıldı. Küçük büyük tüm şehirler göç alıyor. Köylerin yerini alan, köy nüfuslarının içine sığdığı sitelerde birbirini tanıyan insanların sayısı her geçen gün azalıyor. Artan nüfus ve her türlü iletişim kolaylığı, insan sıcaklığı, yerini yalnızlığa bırakıyor. İnsan içine kapanıyor, iş, güç, koşturmaca sığınılacak bahane oluyor. İnsan bilinçli ya da değil yalnızlaşmayı seçiyor. Teknolojiye bağımlılık artıyor. Yeni kuşaklar daha çok anal olanı seçiyor, kamufle ediyor, kendisini ya da gerçekleri... Sosyal medya denilen ama aslında yalnızlık medyası olan platformlar, insanları gerçek, somut, sıcak, fiziki iletişimden uzaklaştırıyor. Sanallığa sarılan insan üşüyor, kalabalıklar insanı üşütüyor, insan yalnızlaşıyor.

 

Yalnızlık; insanın içine kapanması kadar, birlikte olmayı sağlayan her ne varsa, mili ve ahlaki değerlerle olan bağları da azaltıyor. Yeni ile eski arasında bağ kurulamadığında çatışmalar yaşanıyor. Toplumsal ruhsuzluğu, duyarsızlığı beraberinde getiren bu süreç aynı zamanda vicdansız nesillerin yetişmesine de sebep oluyor.

Bu nedenledir ki birbirimize muhtacız, hem de hiç olmayacak kadar.

Yoksa ihtiyaç duyduğumuzda yanımızda kimseyi bulamayacağız.

Zıtlıkların, farklı görüşlerin kardeşliğine, birbirimize sarılmaya ihtiyacımız var.

Tüketmemek gerekli birbirimize olan sevgimizi.

Her an kapısını çalıp, kahve içecek komşulara,

Kısa değil uzun samimi dostluklara ihtiyacımız var.

Sarılsam üşür müsün?

Yalnızlık üşütür yürekleri,

Üşüten var olanın yokluğudur,

Önceden yaşanan şimdi aranıp bulunamayandır,

Zıddını bulmaktır oysa sıcaklık,

Birbirine saygı duymaktır,

Sarılmak, birlikte yaşamaktır.

Yazıyla İlgili Ziyaretçi Yorumları
Bu haberle ilgili henüz hiç ziyaretçi yorumu yazılmamıştır. İlk yorumu yapmak için lütfen buraya tıklayınız...
  Ziyaretçi Yorumu
 
Bu Yazarın Diğer Yazıları