Dinar Haberleri Websitesine Hoşgeldiniz.
DİNAR’IN DOĞRUCU DELİLERE(!) İHTİYACI VAR
DİNAR’IN DOĞRUCU DELİLERE(!) İHTİYACI VAR İki Dinar’lı bir araya geldiğinde laf döner dolaşır Dinar’a gelir. Bu konuşma sonunda Dinar’ın gelişmediğine, hatta geriye gittiğine, ekonomik olarak her geçen gün ilçe olmaktan uzaklaşarak büyük köy olma yönünde olduğu görüşünde hem fikir olunur. Çevre ilçelerle ...
Haber Tarihi : 03-07-2016  

DİNAR’IN DOĞRUCU DELİLERE(!) İHTİYACI VAR

İki Dinar’lı bir araya geldiğinde laf döner dolaşır Dinar’a gelir. Bu konuşma sonunda Dinar’ın gelişmediğine, hatta geriye gittiğine, ekonomik olarak her geçen gün ilçe olmaktan uzaklaşarak büyük köy olma yönünde olduğu görüşünde hem fikir olunur.

Çevre ilçelerle karşılaştırma yapılır, akşam saatleriyle beraber şehrin caddelerinin boşaldığı, tabiri caiz ise caddeler ve sokakların sahipsiz köpeklere bırakıldığı mutlaka konuşulur. İşsizlik, çevre temizliği, Menderesin dramı konuları masaya yatırılır.

Eğer böyle giderse Dinar’ı ekonomik olarak, sosyal olarak iyi günlerin beklemediğine hükmedilir. Bu olumsuzluğun sorumluları dile getirilir, kaçırılan fırsatlar, iyi yönetemeyen yerel yöneticiler, siyasiler hedef tahtasına konularak acımasızca yargılanırlar.

Diyeceksiniz ki, bu anlattıklarımızla başlığın ne alakası var?

Evet var, bu sohbeti yapan ve Dinar’ın kötü yönetildiğini, söyleyen insanlarımız, düşüncelerini kesinlik le yerel yöneticiyle, milletvekiliyle paylaşmaya yanaşmaz.

Dinar’ın kötüye gittiğini savunan Dinar’lı yerel yöneticiyi, milletvekilini, siyasetçileri gördüğünde hemen 180 derece dönüş yaparak, Dinar’ın çok iyiye gittiğini, bunu çok sayın yerel yöneticiye, sayın milletvekiline ve pek değerli siyasilere borçlu olduğumuzdan dem vurmaya başlar.(Bu davranışların nedenleri konusunu ayrı bir yazıda işleyeceğim)

Farz edin ki, Dinar’ın koca bir köy olma yolunda olduğunu söyleyen hemşehrimiz, Belediye başkanımızı gördüğünde yerlere kadar eğilerek, başkana övgüler düzebilir, ya da milletvekili veya bakan ile karşılaştığında brova ve alkış hummasına kaptırıverir kendini.

Doğrucu delilerden(!) kastımı yaşanmış bir hatırayla anlatmak istiyorum ve ben bu doğrucu deliyi(!) çok yakından tanıyorum ama ismini vermeyeceğim.

Bir tarihte Afyon'dan bir maliye bakanımız vardı. Sayın bakan çöl ovasını ziyaret ederken bir Kasabada belediyece tertip edilen bir toplantıya da katılır. Doğrucu delinin(!) yolu da bu toplantıya düşer.

Toplantı başlamak üzere iken salona giren doğrucu deli(!), tanıştığı bakanın yanına giderek hoş geldiniz der. Sayın bakan kendisiyle farklı bir siyasi partiye mensup olan doğrucu deliye(!);

-Hayırdır sen buraya nasıl geldin? Der.

Doğrucu deli(!);

-Bakan gelip konuşma yapacakmış dediler merak ettim ve geldim. Der.

Bakan memnuniyetini dile getirdikten sonra salonun sıcak olması nedeniyle çıkardığı ceketini doğrucu deliye(!) uzatırr ve;

  • Ayaktasınız bir zahmet ceketimi bir yere asar mısınız? Der. Ceketini doğrucu deliye(!) verir.

Sayın bakan büyük tezahürat altında konuşmaya başlar, konuşması sık sık alkışlarla kesilir. Bu durum sayın bakanı ziyadesiyle memnun etmektedir.

Hayli zaman sonra sayın bakanın gözü ayakta kendisini izleyen doğrucu deliye(!) ilişir. Hayretle görür ki, doğrucu deli(!) ceketini bir yere asmak yerine kolunda tutmaktadır. Rahatsız olur.

  • Ya size zahmet oldu herhalde yanlış anladınız, ben ceketi bir yere asıver diye vermiştim. Halbuki siz kolunuzda tutuyorsunuz. Der.

Doğrucu deli(!) toplantıya katılanların duyabileceği yüksek sesle cevap verir.

  • Ceketi asmam için verdiğinizi elbette anladım, ama dakikalardır etrafa bakıyorum arıyorum, çaktığınız bir çiviyi arıyorum ama bulamadım, zira hiçbir çivi çakmamışsınız ki, nereye asayım. Der.

Ben diyorum ki, her toplumda bu tür doğrucu delilere(!) ihtiyaç var. Bu insanları deli diye adlandıran  toplumdur. Ancak bu insanlar deli değil öz güvenleri yüksek olan, menfaatlerine göre davranmaktansa doğruyu her şart altında söylemeyi tercih edenlerdir. Aslında en çok bu insanlara toplumların ve özellikle yöneticilerin ihtiyacı olduğu da ayrı bir gerçektir.

Saygılarımla…


Haberle İlgili Ziyaretçi Yorumları

Merhaba adım adım Evelyn, dün Capital Funding'den bir Acil kredi başvurusu yaptım ve uyguladığım aynı gün, borcumu BOA Bankam hesabımda alıyorum, böylece orada insanlara ihtiyaç duyacağım türler için acil durum kredisi Şirket oldukları için meşrudur ve kredi şirketinin e-postasını garanti eder: (acgbusinesscompany@gmail.com) daha fazla bilgi için. ( 08-02-2017 / 04:33:06 )

Alexander Grant

Aramıda doğrucu deli var fakat siyasi ortamlara erişemeyen pratik zekalı insanlarımız var, malesef bu insanlar genellik kırsal kesimlerde yaşadıkları için ve işleri yoğun olduları için bu noktalara ulaşamıyorlar ve belkide en büyük eksiğimiz bu yüzden.. Umarım anlatabilmişimdir.. Saygılarımla... ( 24-09-2016 / 05:52:37 )

Kid Team
  Ziyaretçi Yorumu
 
Bu Bölüme Ait Diğer Haberler